İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır ve süresi nedir?- Ceza Hukuku

USUL YÖNÜNDEN

İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. (5271 S. K. m. 273)

Hükmü veren mahkemece reddedilmeyen istinaf dilekçesi veya beyana ilişkin tutanağın bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir. (5271 S. K. m. 277)

ESAS YÖNÜNDEN

İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. (5271 S. K. m. 272)

Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (5271 S. K. m. 272)

Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5271 S. K. m. 272)

Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz. (5271 S. K. m. 273)

Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir. Bu hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir. (5271 S. K. m. 274)

Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller. (5271 S. K. m. 275)

İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.(5271 S. K. m. 283)

 

İstinaf Başvurusuna Cevap Dilekçesi – Ceza

 

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Sunulmak Üzere

ADANA …  CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE,

 

CEVAP VEREN MAĞDUR/MÜŞTEKİ  :

VEKİLİ                                                   :

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN SANIK :

MÜDAFİİ                                                    :

TALEBİN KONUSU                                  : (…)Ceza Mahkemesi’ nin … Tarih, … Esas, … Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusuna cevaplarımızdan ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ                                       : …/…/…

KARARIN ÖZETİ                                     : Sanık … hakkında, kasten öldürme suçuna ilişkin olarak ……. Ceza Mahkemesi’nde …/…/… tarihinde dava açılmış ve mahkemenin …/… E. …/… K. sayılı kararıyla sanık hakkında … yıl … ay hapis cezasına …/…/.. tarihinde hükmedilmiştir.

İSTİNAFA BAŞVURUYA CEVAPLAR;

A) USUL YÖNÜNDEN : 

Sanık istinaf başvurusunda “Tanık listemizde de ismiyle adresi yer almakta olan tanık … …’nın …/…/… tarihli duruşmada ifadesine başvurulmasına karar verilmesine rağmen sonraki duruşmalarda tanığın ifadesine başvurulmadığı” şeklinde ifadelerde bulunmuştur. Ancak ilk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere; tanık Ahmet’ in olay ve duruşma tarihinde yurt dışında olduğu, bu suretle de duruşmaya katılmadığı pasaportta yer alan giriş çıkış tarihleri (EK-1) ile sabittir.

Esaslı işlemlerin yapıldığı …/…/… tarihli duruşma tutanağının bir, iki ve 3. sayfalarının zabıt katibi tarafından imzalanmaması mahallinde düzeltilebilir ve mahkeme kararının güvenilirliğini zedeleyecek nitelikte bir eksiklik olmadığından bu anlamda da istinaf başvurusunun reddine karar verilmelidir.

B) ESAS YÖNÜNDEN :

Müvekkilimizin babasının sanığa elindeki bıçakla saldırdığı iddiası, birinci derece mahkemesi nezdinde de araştırılmış ve incelenen olay yeri kamera kayıtlarında (EK-2) sanığın maktule bıçak doğrultarak koştuğu sabittir. Sanığın Sayın Mahkemeye sunduğu istinaf dilekçesinde yer alan haksız tahrik hükümleri talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Bu anlamda istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmektedir.

Müvekkilimizin babasının sanık tarafından ağır bir şekilde ve öldürme kastı ile yaraladıktan saatler sonra, sanık tarafından hastaneye götürülmesi durumunun daha az cezaya hükmedilmesi açısından ise, eylemin yaşamsal bütünlüğe karşı suçlardan olması dolayısıyla kanunen mümkün değildir. Bu anlamda birinci derece mahkemesi kararı hukuka uygundur.

HUKUKİ NEDENLER: 5271 S. K. m. 219, 280 – 5237 S. K. m. 29.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;

  • Mahalli mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle sanığın istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini,
  • Kötü niyetle istinafa başvuran karşı tarafın giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini, arz ve talep ederiz.

EKLER:

  • Tanık …’ın ülkede olmadığına dair pasaport kayıtları
  • Kamera kayıtları

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANA CEVAP VEREN

   MAĞDUR/MÜŞTEKİ VEKİLİ

Av. Salih BİROL

 

İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır – Hukuk Davaları

 

***ÖNEMLİ UYARI: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 03.03.2017 T. 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı içtihadına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hakimin ispat yükü kendisine düşen tarafa yemin teklifinde bulunma hakkını hatırlatamayacağına karar verilmiş olup, dilekçe örneğini hazırlarken bu hususu dikkate almanızı hatırlatmak isteriz.

İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (6100 S. K. m. 341)

İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır. (6100 S. K. m. 342)

İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346.  maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. (6100 S. K. m. 344)

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir. (6100 S. K. m. 347)

İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (6100 S. K. m. 350)

İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır. (6100 S. K. m. 351)

 

İstinaf Başvurusuna Cevap Dilekçesi – Hukuk

 

ADANA …… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

ADANA ….. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’ NE;

CEVAP VEREN DAVALI :

VEKİLİ                             :

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVACI:

VEKİLİ                             :

TALEBİN KONUSU        :(…)Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin … Tarih, … Esas, … Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusuna cevaplarımızdan ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ        : …/…/…

KARARIN ÖZETİ :(…)Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “davalının başka biriyle resmi nikah yapmış olması davacıların iç huzurunu bozacak, onların kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte bir olgu değildir. Şu durumda davacılar yönünden manevi tazminat isteminin tümden reddine ilişkin karar.

CEVAPLAR :

Davacı ile müvekkilimiz resmi nikah olmaksızın 10 yıl süre ile birliktelik yaşamış ve bu nikahsız birleşmeden iki ortak çocukları dünyaya gelmiştir. Davacı dava tarihi itibariyle 35 yaşında olup; birliktelik tarihi itibariyle de 25 yaşında ve reşittir. TMK 124 ve devamı maddelerinde resmi evlilik tanımlanmış olup, reşit olan davacının nikahsız birlikteliğe razı olduğunun kabulü gerekir.

Birlikteliğin 10 yıl kadar devam ettiği ve iki çocuklarının da dünyaya geldiği düşünüldüğünde, davacının uzun süre bu haksızlığa razı olup ve hatta taraf olduğu anlaşılmaktadır.

Birinci derece mahkemesi olan (…)Asliye Hukuk Mahkemesinin; “Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan eksilmedir. Hukukun yasakladığı birlikteliğe razı olan ve taraf olan davacının manevi zararının olduğundan söz edilemez.” ve “Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK.’nın 24. maddesi ile BK’nun 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nun 49. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çerçevelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.” şeklindeki hükümlerden de anlaşıldığı üzere davacının tazminat isteminin reddi hukuka uygundur.

Müvekkilimizin başka biriyle resmi nikah yapmış olmasının davacı küçüklerin iç huzurunu bozacak, onların kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte bir olgu değildir. Şu durumda yerel mahkemece, çocuklar yönünden manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi de hukuka uygundur.

Olay nedeni ile davacıların tazminat istemlerinin reddi son derece isabetlidir. Davacıların bu anlamda itirazı haksız ve yersizdir.

İSTEM SONUCU     :Yukarıda belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;

  • Mahalli mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine,
  • Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine,
  • Kötüniyetle istinafa başvuran karşı tarafın 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini, arz ve talep ederiz.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANA CEVAP VEREN

DAVALI/DAVALILAR VEKİLİ

Av. Salih BİROL

 

İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır – İdare Hukuku

USUL YÖNÜNDEN;

Dilekçelerde;

  1. Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  2. Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  3. Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
  4. Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
  5. Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir (2577 S. K. m. 3)

Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. (2577 S. K. m. 26)

Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. (2577 S. K. m. 3)

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.(2577 S. K. m. 45)

İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.(2577 S. K. m. 45)

Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.(2577 S. K. m. 45)

Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında  yeniden  bir  karar  verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.(2577 S. K. m. 45)

Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.(2577 S. K. m. 45)

Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.(2577 S. K. m. 45)

İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.(2577 S. K. m. 45)

İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.(2577 S. K. m. 45)

ESAS YÖNÜNDEN;

Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. (2577 S. K. m. 27)

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık değilse, yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her biri kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2577 S. K. m. 29)

Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir. (2577 S. K. m. 43)

Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (2577 S. K. m. 52)

Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.(2577 S. K. m. 52).

Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.(2577 S. K. m. 52).

 

İstinaf Başvurusuna Cevap Dilekçesi – İdare Hukuku

 

ADANA …… BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’ NA

Sunulmak Üzere

ADANA … İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’ NA

 

CEVAP VEREN DAVALI                         :                                                                        

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVACI/DAVACILAR:        

VEKİLİ                                                         :

TALEBİN KONUSU                                   :Davacı…’nın …İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E.  …/… K.   sayılı kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusuna cevaplarımızdan ibarettir.

İSTİNAF DİLEKÇESİ TEBLİĞ TARİHİ  : …/…/…

KARARIN ÖZETİ                                       :Davacı… müsteşar yardımcılığı yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiş …İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E.  …/… K.   sayılı kararı ile davacının talebi reddedilmiştir.

CEVAPLAR VE AÇIKLAMALAR           :       

1- Davacı … müsteşar yardımcılığı yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemiş … İdare Mahkemesi’nce red kararı verilmiştir.

2- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/G maddesinde; memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasını gerektiren eylem ve durumlar aynı Kanunun 125/B maddesinde ise eylemin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasını gerektiren eylem ve durumlar sayılmış, Kanunun <Uygulama> başlıklı 132. maddesinin 4. fıkrasında, kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilenlerin, valilik, büyükelçilik, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevlerine atanamayacakları öngörülmüştür. Böylece, Kanun ile aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesini durdurma cezası alanların atanamayacakları görevler sayılmıştır.

3- Davacı …. Müsteşar yardımcılığı yaptığı dönem ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu (EK-1) uyarınca, davacıya uyarma ve kınama cezası verilerek ayrıca, kuruma iş yapan bir müteahhide cep telefonu ve hattı aldırdığı, kuruma bağış yapılan bu telefon ve hattı kendi ihtiyaçları için kullandığı gerekçesiyle 1/15 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir.

4- 657 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 132. maddesinde; aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların atanamayacakları görevler arasında müsteşar yardımcılığı görevi sayıldığına göre, müsteşar yardımcılığı görevi için aranan koşullardan birini yitirdiği açıktır. Davacının almış olduğu disiplin cezalarına konu eylemleri 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca davacının müsteşar yardımcılığı görevinden alınmasını gerektirir nitelikte eylemler olduğundan İdare mahkemesinin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K.   sayılı kararının kaldırılarak esas hakkında hukuka uygun bir karar verilmesi istemi yersiz olup istinaf talebinin reddi gerekmektedir.

DAYANILAN DELİLLER                         :

  • …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu

İSTEM SONUCU  :Yukarıda belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;

  • İdare mahkemesinin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K.   sayılı kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine,
  • Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine, arz ve talep ederiz.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANA CEVAP VEREN

DAVALI/DAVALILAR VEKİLİ

Av. Salih BİROL

EKLER:

  • …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu

 

Temyiz ( Yargıtay ) Kanun Yoluna Başvuru Nasıl Yapılır? – İdare Hukuku

USUL YÖNÜNDEN;

Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (2577 S. K. m. 48)

Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştay’ ın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. (2577 S. K. m. 48)

Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. (2577 S. K. m. 4)

Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır.(2577 S. K. m. 48)

Temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya bölge idare mahkemesince karar verilir. (2577 S. K. m. 48)

ESAS YÖNÜNDEN;

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarıyla bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında vermiş oldukları kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa bile Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

  1. Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
  2. Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
  3. Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
  4. Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
  5. Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
  6. İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
  7. Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
  8. Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
  9. Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
  10. Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
  11. 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
  12. 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
  13. 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
  14. Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. (2577 S. K. m. 46)

Temyiz dilekçeleri, ilgisine göre kararı veren bölge idare mahkemesine, Danıştaya veya 4 üncü maddede belirtilen mercilere verilir ve kararı veren bölge idare mahkemesi veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. Cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabilir. Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine geçer. (2577 S. K. m. 48)

Kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesi, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya kurula gönderir. (2577 S. K. m. 48)

Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmek üzere kararı veren bölge idare mahkemesince Danıştay Başkanlığına, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, görevli dairece konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna gönderilir. Danıştayda görevli daire veya kurul tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verildikten sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül ettirilir. (2577 S. K. m. 48)

Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. (2577 S. K. m. 27)

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (2577 S. K. m. 28)

Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir. (2577 S. K. m. 43)

Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (2577 S. K. m. 52)

Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.(2577 S. K. m. 52).

Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.(2577 S. K. m. 52).

İstinaf Başvurusuna Cevap Veren ve Katılma Yoluyla Temyize Başvuru Dilekçesi  – İdare Hukuku

 

… DANIŞTAY BAŞKANLIĞI’ NA

Sunulmak Üzere

…… BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’ NA

 

CEVAP VEREN ve KATILMA YOLUYLA TEMYİZ BAŞVURUSUNDA BULUNAN DAVALI                                                 :

VEKİLİ                                                  :          

ASIL TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVACI:

VEKİLİ                                                  :

TALEBİN KONUSU                            : (…) İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E.  …/… K. sayılı kararının (…) Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenmesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararına karşı temyiz kanun yolu başvurusuna cevaplarımız ve katılma yolu ile temyiz kanun yoluna başvurma talebimizden ibarettir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ

ÖZETİ                                                 : Davacı… müsteşar yardımcılığı yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiş …İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E.  …/… K.   sayılı kararı ile davacının işlemin iptali talebi kabul edilmiş ancak manevi tazminat talebi reddedilmiştir.

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARININ

ÖZETİ                                                         : Başvurunun esastan reddi      

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ                     : …/…/…

TEMYİZ DİLEKÇESİ TEBLİĞ TARİHİ : …/…/…

CEVAPLAR  VE AÇIKLAMALAR          :

1- Davacı … müsteşar yardımcılığı yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemiş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. … İdare Mahkemesi’nce davacının ilgili müsteşar yardımcılığı görevine iade edilmesine manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

2- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/G maddesinde; memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasını gerektiren eylem ve durumlar aynı Kanunun 125/B maddesinde ise eylemin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasını gerektiren eylem ve durumlar sayılmış, Kanunun <Uygulama> başlıklı 132. maddesinin 4. fıkrasında, kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilenlerin, valilik, büyükelçilik, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevlerine atanamayacakları öngörülmüştür. Böylece, Kanun ile aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesini durdurma cezası alanların atanamayacakları görevler sayılmıştır.

3- Davacı …. Müsteşar yardımcılığı yaptığı dönem ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu uyarınca, davacıya uyarma ve kınama cezası verilerek ayrıca, kuruma iş yapan bir müteahhide cep telefonu ve hattı aldırdığı, kuruma bağış yapılan bu telefon ve hattı kendi ihtiyaçları için kullandığı gerekçesiyle 1/15 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir.

4- 657 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 132. maddesinde; aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların atanamayacakları görevler arasında müsteşar yardımcılığı görevi sayıldığına göre, müsteşar yardımcılığı görevi için aranan koşullardan birini yitirdiği açıktır. Davacının almış olduğu disiplin cezalarına konu eylemleri 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca davacının müsteşar yardımcılığı görevinden alınmasını gerektirir nitelikte eylemler olduğundan söz konusu kanun maddeleri gözetilmeksizin verilen İdare mahkemesinin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K.   sayılı kararının kaldırılarak esas hakkında hukuka uygun bir karar verilmesi gerekirken istinaf başvurunun esastan reddi hukuka aykırıdır.

DAYANILAN DELİLLER :

  • …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu

İSTEM SONUCU     :Yukarıda belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;

  • (…) Bölge İdare Mahkemesi’ nin … Tarih, … Esas, … Karar sayılı kararına karşı davacının temyiz kanun yolu başvurusuna katılma talebimizin kabulüne,
  • (…) Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen red kararının usul ve yasaya aykırı hususlarının belirttiğim sebep ve gerekçelerle müvekkilimiz lehine ortadan kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.

TEMYİZ YOLUNA BAŞVURANA CEVAP VEREN

KATILMA YOLUYLA TEMYİZ YOLUNA BAŞVURAN

DAVALI VEKİLİ

Av. Salih BİROL

 

 

Soyad ve Ad Değişikliği Nasıl Yapılır ?

Soyad ve Ad değiştirilmesi çekişmesiz yargı işlerindendir. Haklı sebepler olması durumunda hakimden istenebilmektedir. Soyad ve ad değişikliği ile ilgili dava dilekçesi örneklerine bu yazımızda değinilmiştir. 

  • Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilan olunur.
  • Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
  • Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Dava Dilekçe Örnekleri

Soyadın Haklı Sebeple Değiştirilmesi Dava Dilekçesi

ADANA … MAHKEMESİ’NE

İSTEMDE BULUNAN

:

……….

VEKİLİ

:

……….

MADDİ İLGİLİ

:

 

KONU

:

……….

AÇIKLAMALAR               :1-) Müvekkilimiz, dilekçe ekinde yer alan nüfus kayıt örneklerinden (EK 1) de anlaşılacağı gibi … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Cilt No, … Hane No ve … Sayfa No’da bekar/evli, kadın/erkek olarak kayıtlı bulunmakta olup, … soyadını taşımaktadır.

2-) Müvekkilimizin halen taşımakta olduğu soyadı, zor telaffuz edilmesinin yanı sıra ve bundan daha da önemli olarak, özellikle günlük konuşma dilinde taşıdığı farklı anlam/anlamlar bakımından, kendisini, üçüncü kişiler nezdinde çoğu zaman komik duruma düşürmekte ve oldukça sıkıntılı anlar yaşamasına neden olmaktadır. Zaman zaman gösterilen tepkinin dozu kaçmakta ve durum, müvekkilimiz açısından oldukça incitici bir hal almaktadır. Bu husus, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, mahkemeniz nezdinde dinletilecek tanıkların (EK 2) anlatımları ile yargılama aşamasında açıklığa kavuşturulacaktır.

3-) Tüm bunların yanı sıra, müvekkilimizin ataları, oldukça uzun bir zamandır sakini oldukları yörede … olarak bilinegelmektedirler. Müvekkilimiz de, özellikle iş çevresinde, bu aile adı ile bilinmekte ve tanınmakta olup, yine bu husus, verilmiş olan tanık listesinde (EK 2) bulunan ve  mahkemeniz nezdinde dinletilecek tanık beyanları ile açıklığa kavuşturulacaktır.

4-) Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kişinin toplum içinde (aile bireyleri arasında ve çevresinde) bilinip tanındığı adını kayden de taşıması ve bu bağlamda nüfus kaydında gerekli değişikliliğin yapılması konusunda dava açabilmesi için haklı neden sayılmaktadır (18.HD 2008/7992 E. 2008/11926 K., 18.HD 2008/11220 E. 2008/12036 K., 18.HD 2008/8907 E. 2008/10134 K.) (EK-3). Bu nedenle müvekkilimizin halen taşımakta olduğu ve … şeklindeki soyadının … olarak değiştirilmesini mahkemenizden istemek zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 4721 S. K. m. 27 ve 5490 S. K. m. 35, 36, 6100 S. K. m. 382-  388, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 64.

HUKUKİ DELİLLER        : Nüfus Kayıtları, Yargıtay İçtihatı Örnekleri, Tanık Anlatımları

SONUÇ VE İSTEM  : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, müvekkilimizin halen taşımakta olduğu ve … şeklindeki soyadının … olarak değiştirilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  ……….

 EKLER:   

  1. Aile nüfus kaydı örneği,
  2. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,                 
  3. Yargıtay İçtihatı Örnekleri
  4. Bir adet özel yetkiyi içeren onaylı vekalet örneği.

İstemde Bulunan Vekili

Av. Salih BİROL

Eski Eşin Soyadının Kullanılmasına İzin Verilmesi Dava Dilekçesi

ADANA … MAHKEMESİ’NE

 

DAVACI

:

……….

VEKİLİ

:

……….

DAVALI

:

……….

KONU

:

Boşanılan kocanın soyadını kullanmaya izin verilmesi istemimizi içerir dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR  

:

 

1-) Müvekkilimiz …/…/… tarihinde evlendiği … … ile … … Aile Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı ile …/…/… tarihinde boşanmıştır. (EK 1-2) Serbest avukat olan müvekkilimiz mesleğe bu isim ve soy isimle başlamış ve kendini meslekte bu soy isimle tanıtmıştır. (EK 3)

2-) Yıllardır mesleğinde söz konusu soy isimle tanınan müvekkilin boşanma nedeniyle soyadını değiştirmesi hayatının ve mesleğinin alıştığı akışına devamını oldukça güçleştirecek, ticari ve hukuki ilişkilerinde zorluklar meydana getirecektir. Çünkü iş hayatındaki tüm müvekkiller ve iş ilişkisinde bulunduğu firmalar tarafından bu soy isimle tanınmaktadır. Şimdiye kadar imzaladığı tüm sözleşmelerde ve vekaletnamelerde söz konusu soy isim bulunmaktadır. Müvekkilin sözkonusu soy ismi kullanmaya devam etmekte menfaati olduğu gibi boşandığı eşi … …’nin bundan zarar görmesi de sözkonusu değildir. Bu hususta dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK 4) isimleri yer alan ilgililer, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, duruma ilişkin izahat verebilecektir.

3-) Yukarıda açıkladığımız sebeplerle müvekkilimizin boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesi için Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                  : 4721 S. K. m. 173; 4787 S. K. m. 4; 6100 S. K. m. 5,6.

HUKUKİ DELİLLER                    :

  • Nüfus kayıt örnekleri.
  •  … … Aile Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  • …. Barosundan alınmış evraklar.
  • Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi.

SONUÇ VE İSTEM                : Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilimizin, boşandığı eşinin … olan soyadını kullanmasına izin verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. ……….

EKLER         :

  1. Nüfus kayıt örnekleri.
  2. … … Aile Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  3. …. Barosundan alınmış evraklar.
  4. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi.
  5. Bir adet onaylı vekalet örneği.    

Davacı Vekili

Av. Salih BİROL

Soyadını Kullanma İzninin Kaldırılması Dava Dilekçesi Örneği

ADANA … MAHKEMESİ’NE

 

DAVACI

:

……….

VEKİLİ

:

……….

DAVALI

:

……….

KONU

:

Soyadını Kullanma İzninin Kaldırılması Talebimizdir.

AÇIKLAMALAR  

:

 

1-)  Müvekkilimiz ile davalı  …/…/… tarihinde boşanmıştır. (EK 1-2) Müvekkilimiz toplumda saygı gören ve çok sevilen Türk Halk Müziği sanatçısıdır. Boşandığı eşi ise  yıllardır .… programının sunuculuğunu yapmaktadır.

2-) Boşanmadan sonra davalı taraf mahkemeye müracaat ederek boşandığı kocasının yani müvekkilimizin …. olan soyadını kullanmak istemiş ve bu hususta izin alarak müvekkilimizin soyadını kullanmaya devam etmiştir. (EK 3)

3-) Ancak davalı, yapmış olduğu programla toplum sağlığına zarar vermekte ve yapılan programda reyting alabilmek için her türlü çirkinlik yapılmaktadır. Bu durumda müvekkilimizin şahsi hakları haleldar olmakta ve bu tarz bir TV programında soyadının kullanılmasını istememektedir. Zira kendisi halk tarafından sevgi ve saygı gören ve toplumda itibar sahibi bir sanatçıdır. Bu hususta dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK 4) isimleri yer alan ilgililer, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, duruma ilişkin izahat verebilecektir.

4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilimizin soyadını kullanma izninin kaldırılması için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                  : 4721 S. K. m. 173; 4787 S. K. m. 4; 6100 S. K. m. 5,6.

HUKUKİ DELİLLER                    :

  • Nüfus kayıt örnekleri.
  • … … Aile Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  • … … Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  • Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi.

SONUÇ VE İSTEM                 : Yukarıda arz ve izah olunan ve Mahkemenizce de re’sen nazara alınacak olan nedenlerle, davalının, …… Mahkemesi’nce …./…/…. tarihinde verilmiş ve de …/…./…. tarihinde kesinleşmiş olan ……. soyadını kullanma izninin kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep olunur. ……….

EKLER:         

  1. Nüfus kayıt örnekleri.
  2. … … Aile Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  3. … … Mahkemesi’nin …/… E. …/… Karar sayılı ilamı
  4.   Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi.
  5. Bir adet onaylı vekalet örneği.

Davacı Vekili

                                                                                                                  Av. Salih Birol

Soyadının Eklenmesi Dava Dilekçesi Örneği

ADANA … MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE,

 

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

MADDİ İLGİLİ                  : … İli/İlçesi Nüfus Müdürlüğü’ne izafeten, … Nüfus Müdürü

KONU                                  : Tapu kaydına soyadı ekleme talebimizdir.

AÇIKLAMALAR                :

1-) Müvekkilimiz … …., . müteveffa M. A.’nın mirasçısı olarak …. İli, ….. Köyü ….. Parsel no.lu taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi yoluyla taksim amacıyla dava açmış ve bu davalar ….. Hukuk Mahkemesinin ….. E ve …. E sayılı dosyaları üzerinden devam etmektedir. (EK – 1)

2-) Söz konusu …. ve …. Parsellerin tapu kaydında müşterek maliklerden biri de …..’dır. Nüfus kayıtlarına göre soyadı …. olmasına rağmen her nasılsa ….. ve …. Parsellerin tapu kaydına yalnızca ….. olarak yazılmıştır. (EK-2) Bu husus, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, aile gerekse çevresinden tanıkların (EK-3) anlatımları ile yargılama aşamasında açıkça ortaya konacaktır.

3-) Nüfus kayıtları ve tapu kayıtları arasındaki bu soyadı farkı nedeniyle ortaklığın giderilmesi davası ilerlememektedir. Doğru olan kayıt, nüfus kayıtlarıdır. Müşterek malikin soyadı nüfus kaydında olduğu gibi …..’dır. Bu nedenle müşterek malik ……’nin ….. İli, ….. Köyü …. ve …. Parsel no.lu taşınmazların tapu kaydına “…..” soyadının eklenmesi için iş bu davayı açma mecburiyetimiz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 4721 S. K. m. 27, 1027 ;  5490 S. K. m. 35, 36;  6100 S. K.   382

HUKUKİ DELİLLER        :

  • ….. Hukuk Mahkemesinin ….. E. ve …. E. sayılı dosyaları.
  • Nüfus kayıtları örneği
  • Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle E…. İli, …. Köyü …. ve … Parsel no.lu taşınmazların tapu kaydındaki müşterek maliklerden …..’ye ait soyadının “…. “ olarak nüfus kayıtları doğrultusunda tapu kaydına eklenmesiyle “…… ……” olarak tesciline karar verilmesini vekaleten talep ederiz. …/…/…

EKLER:       

  1. ….. Hukuk Mahkemesinin ….. E. ve …. E. sayılı dosyaları.
  2. Nüfus kayıtları örneği
  3. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,
  4. Bir adet onaylı vekaletname örneği.

  Davacı Vekili

Av. Salih Birol

 

Bekarlık Soyadını Kullanmaya İzin Verilmesi İstemi

 ADANA ….  ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

 

DAVACI                                      :

VEKİLİ                                       :

DAVALI                                      :

KONU                                        :Bekarlık Soyadını Kullanmaya İzin Verilmesi     Talebimizdir.

AÇIKLAMALAR                       :

1-)  Müvekkilimiz,  …. …. ile olan evliliğinin …/…/… tarihinde boşanma ile son bulması üzerine, yeniden önceki soyadı olan “……” soyadını almıştır. (EK 1)

2-) Ancak müvekkilimiz, …. …. ile evlenmeden önce dul olduğu için, “…….” soyadı ilk eşinden kalmadır. Oysa müvekkilimin kızlık soyadı olan “……..” soyadını kullanmak istemektedir. (EK 2)

3-) Müvekkilimiz iş hayatında iş ilişkisi içerisinde bulunduğu kişiler tarafından da bekarlık soyadıyla tanınmakta ve müvekkilin söz konusu soy ismi kullanmaya devam etmekte menfaati bulunmaktadır.

4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilimizin kızlık soyadı olan “……” soyadını  kullanabilmesi için Mahkemenize başvurmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                  : 4721 S. K. m. 173.

HUKUKİ DELİLLER                    :

1-…..Aile Mahkemesi’nin …/…/… tarihli …./… E. …./… K. sayılı boşanma ilamı,

2- Nüfus kayıtları,

SONUÇ VE İSTEM                                    : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, müvekkilimizin şu an itibariyle kullanmakta olduğu …… soyadının değiştirilerek bekarlık soyadı olan …soyadını kullanmasına izin verilmesini vekaleten talep ederiz.  …/…/…

                                                                                                              EKLER                                            :

  1. …..Aile Mahkemesi’nin …/…/… tarihli …./… E. …./… K. sayılı boşanma ilamı,
  2. Nüfus kayıtları,
  3. Onaylı vekalet örneği

                                                                                                            Davacı Vekili

                                                                                                              Av. Salih Birol

Web sitemizdeki diğer makalelere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

   

 

Belediye Encümeni Kararının İptali İstemi (Parselasyon- İmar Uygulaması) – 1

Yürütmenin Durdurulması Taleplidir

ADANA … İDARE MAHKEMESİ’NE

İPTAL İSTEMİNDE BULUNAN

:

……….

VEKİLİ

:

……….

……….

DAVALI

:

……….

KONU

:

……….

AÇIKLAMALAR               :

1-) …… İli, ….. ilçesi, …. Mahallesi, ……. Mevkiinde, tapunun ……… pafta, ………. ada ve ……… parsel sayısında müvekkilimiz adına kayıtlı bağımsız hisseli olan taşınmazı kapsayan alanda, Davalı … Belediyesi Encümeni’nin …/ …/ … tarih ve … sayılı kararı ile imar uygulaması (parselasyon) yapılmıştır.

2-) 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin 1. fıkrasında,

İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar plânına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerine yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.”

hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre imar uygulaması sırasında oluşturulacak imar parsellerinin, yolların, yeşil alanların ve diğer imar plânıyla kullanım alanı belirtilen tahsislerin aynen uygulama sırasında dikkate alınması gerekir. İmar plânının dışına çıkılarak bahsedilen yol, parsel ve diğer kullanım alanlarının şekillerinin, boyutlarının ve yerlerinin değiştirilmesi mümkün değildir.

3-) Olayımızda ise mevcut taşınmaz imar planında konut alanına tahsis edilmiş iken uygulama sırasında taşınmazın bulunduğu yerden yaya yolu geçirilmiş ve imar uygulaması sonucunda yapılan dağıtımda en yakın parsellerden tahsisin yapılmasının gerekirken müvekkilimize tahsis edilen parsellerin parsel bütünlüğü açısından da eşdeğer olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

4-) İş bu nedenle, yapılan imar uygulaması imar planına ve yasal mevzuata aykırı olduğundan iptali için davayı açmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                : 3194 S. K. m. 18 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                  :  …/ …/ … tarih ve … sayılı Belediye Encümeni Kararı, İmar plânı ve parselasyon plânı örneği, tapu kayıtları ve sunulması caiz olan sair deliller.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

GEREKTİREN NEDENLER    : Söz konusu belediye encümeninin ……. günlü ve  …. sayılı kararı ile parselasyon işleminin iptali ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına yol açacağından esasa ilişkin hüküm verilene kadar iptali istenen işlemin yürütmesinin durdurulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin getirdiği yasal bir zorunluluktur.

SONUÇ VE İSTEM  : ……. İli, …… ilçesi, …… Mahallesi, ….. Mevkiinde, tapunun  …… pafta, ………. ada ve …… parsel sayısında müvekkilimiz adına kayıtlı olan taşınmazı kapsayan alanda, davalı belediyece 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına ilişkin belediye encümeninin ……. günlü ve  …….sayılı kararının iptali ile YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. ……….

EKLER: 1-) Tapu belgesi.
2-) İmar uygulamasının onaylanmasına dair Belediye Encümeni il idare kurulu kararı örneği.
3-) Varsa imar planı ve parselasyon planı örneği.

İptal İsteminde Bulunan Vekili

Av. Salih BİROL

 

Belediye Encümeni Kararının İptali İstemi – 2

 

Yürütmenin Durdurulması Talebi Vardır.

ADANA … İDARE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

İPTAL İSTEMİNDE BULUNAN

:

……….

VEKİLİ

:

……….

……….

DAVALI

:

……….

KONU

:

……….

AÇIKLAMALAR               :

1-) Davalı … Belediyesi Encümeni’nin …/ …/ … tarih ve … sayılı kararı ile; müvekkilimizin, … ili … ilçesi … mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı belediyeden almış olduğu …/ …/ … tarihli inşaat ruhsatı ile …/ …/ … tarihinde inşaatına başladığı; zemin+ … katlı ruhsatlı binasının, … ve … katlarının inşaat ruhsatının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince iptaline ve ilgili katların yıkılmasına karar verilmiştir.

2-) Davalı belediyenin iptalini istediğimiz işlemine dayanak oluşturan; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Ruhsatsız Veya Ruhsat Ve Eklerine Aykırı Olarak Başlanan Yapılar” başlıklı 32. maddesinde;

“Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.”

düzenlemesi yer almaktadır.

3-) Davalı belediye tarafından alınan iptal ve yıkım kararı, …/ …/ … tarihli yapı tatil zaptının inşaata asılmasıyla müvekkilimize tebliğ edilmiştir. Müvekkilimiz, …/ …/ … tarihinde davalı belediyeye yaptığı başvuru ile; davalı belediye tarafından ruhsata aykırı olarak gösterilen … ve … katlarının …/ …/ … tarihli inşaat ruhsatına uygun olduğunu ileri sürmüş ve inşaata vurulan mührün kaldırılmasını ve inşaatın devamına karar verilmesini talep etmiştir. Müvekkilimizin yapmış olduğu başvuru, davalı belediyenin …/ …/ … tarih ve … sayılı yazısı ile reddedilmiş ve alınan yıkım kararının …/ …/ … tarihinde uygulanacağı, …/ …/ … tarihinde yapılan tebligat ile müvekkilimize bildirilmiştir. Davalı belediyenin hukuka aykırı olarak aldığı yıkım kararının iptali için mahkemenize başvurulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 3194 S. K. m. 32 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : …/ …/ … tarih ve … sayılı Belediye Encümeni Kararı, …/ …/ … tarihli İnşaat Ruhsatı, …/ …/ … tarihli Yapı Tatil Mührünün Kaldırılması Başvurusu, … Belediyesi’nin …/ …/ … tarihli Yazısı ve diğer deliller.

CEVAP SÜRESİ                 : 30 gündür.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

GEREKTİREN NEDENLER : Söz konusu davalı belediye işlemi bu sebeplerle açıkça hukuka aykırı olduğu gibi alınan yıkım kararı doğrultusunda yapılacak işlemler telafisi imkansız zararların doğmasına yol açacağından esasa ilişkin hüküm verilene kadar iptali istenen işlemin yürütmesinin durdurulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin getirdiği yasal bir zorunluluktur.

SONUÇ VE İSTEM   : Yukarıda yer alan nedenler ile; müvekkilimizin … ili … ilçesi … mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin+ … katlı ruhsatlı binasının … ve … katlarının yıkılması kararının yürütmesinin durdurulmasına ve …/ …/ … tarih ve … sayılı … Belediyesi Encümen kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. ……….

İptal İsteminde Bulunan Vekili

Av. Salih BİROL

 

 1. İş Kazası Tespit Davası Dilekçe Örneği

 

 ADANA İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                                :

VEKİLİ                                 :

DAVALI                                : 1-) (İşveren)

                                                2-) Sosyal Güvenlik Kurumu

KONU                                    : İş kazasının tespiti istemimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR               :1-) Müvekkilimiz, halen davalı işverenin işçisi olup dava konusu iş kazası meydana gelmeden önce, davalı işveren nezdinde seramik işçisi olarak çalışmakta idi. (EK 1)

2-) Dava konusu iş kazası, …/…/… tarihinde, saat … civarında, … …. …/… adresinde meydana gelmiş olup kazanın ayrıntıları, dilekçemizin izleyen paragrafında açıklanmıştır.

3-) Davalı işverenin sahibi ve işletmecisi olduğu fabrikanın frit (seramik hamuru) hazırlama bölümünde görevli olan müvekkilimize, çalışmakta olduğu sırada, fabrikaya malzeme taşıyan araçlardan birinin dolu olarak fabrika binasına vardığı bildirilerek aracın taşıdığı malzemenin boşaltılması işine yardımcı olması yönünde talimat verilmiştir. Talimatı veren, bölüm şefi … …’dir. Kendisi ve dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK 2) isimleri yer alan ilgililer de, mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruma ilişkin izahat verecektir.

4-) Müvekkilimiz, aldığı talimat üzerine, zaman kaybetmeden, boşaltma işleminin yapılacağı yere gitmiş ve kendisine verilen görevi yerine getirmeye başlamıştır.

5-) Ancak, bu sırada manevra yapmakta olan araç sürücüsünün, ortamın gürültülü olmasının da etkisiyle, kendisine yapılan sesli uyarıları da duymayarak, direksiyonu ters yöne kırması sonucu, müvekkilimiz, araç ile peron duvarı arasına sıkışmış ve ciddi biçimde yaralanmıştır. Aynı gün hastaneye kaldırılan müvekkilimiz, belden aşağısının felç olması nedeniyle çalışamaz duruma gelmiştir.

6-) Meydana gelen işbu kaza, aynı gün … İli, … İlçesi Jandarma Komutanlığı’na bildirilmiş , jandarma tarafından yapılan inceleme neticesinde kaza tutanağı tutulmuş (EK 3), kaza tarihinden bir gün sonra …/…/… tarihinde de Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmiştir. (EK 4)

7-)  Kuruma yapmış olduğumuz yazılı başvuruya (EK 5) karşılık, kurum yetkilileri tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan rapora dayanılarak, tarafımıza hitaben kaleme alınan …/…/… tarihli cevabi nitelikli yazıda (EK 6), özetle, kaza ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığı, zira, insani duygularla da olsa, kaza meydana geldikten sonra başlatılan kurtarma girişimleri sonucunda ve bu müdahaleler nedeniyle müvekkilimizin felç olduğu, öyle ki, araç ile duvar arasında sıkıştığı sırada kendisini kurtarma içgüdüsüyle çabalayan müvekkilimizin ayaklarını hareket ettirebildiğinin tanıklar tarafından da açıkça beyan edildiği belirtilmektedir. Bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira, bu husus, müvekkilimizin kazadan sonra sevk edildiği … Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen rapor (EK 7) ile örtüşmemektedir.

8 ) Müvekkilimize geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve kurum tarafından karşılanmayan zararlarımızın davalı işverenden talep edilmesi konularında taşıdığı önem nedeniyle, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitini mahkemenizden istemek zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 5510 S. K. m. 13, 101, 6100 S. K. m. 1, 6, 106, 5521 S. K. m. 1, 5

HUKUKİ DELİLLER        : İşyeri şahsi sicil dosyası, Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri kayıtları, …/…/… tarihli kaza tutanağı, …/…/… tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yazısı, …/…/… tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu cevabi yazısı, , … Hastanesi Başhekimliği’nin …/…/… tarihli ve … sayılı raporu, tanık anlatımları, keşif ve bilirkişi incelemesi

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, dava konusu olayın iş kazası olarak tespiti ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim. …/…/…

EKLER :       1-)       İşyeri şahsi sicil dosyası ve Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri kayıtları

2-) Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi

3-) …/…/… tarihli kaza tutanağı.

4-) …/…/… tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yazısı.

5-)  …/…/… tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuru yazısı.

6-) …/…/… tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu cevabi yazısı.

7-) … Hastanesi Başhekimliği’nin …/…/… tarih ve … sayılı yazısı.

8 ) Bir adet onaylı vekaletname örneği

 Davacı Vekili

Av. Salih Birol

2. İş Kazası Bildirim Dilekçesi

 

…/…/…

Sayı:

Konu: İş Kazası Bildirimi Hakkındadır.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ……….. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE

                                                                                                              …………………………………. adresinde kurulu, Müdürlüğünüzde ………………… sayılı dosyada işlem gören …………………… ünvanlı işyerimizde …/ …/ … tarihinde meydana gelen iş kazısına ilişkin “İşyeri Kaza Bildirim Formu” düzenlenerek ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

İşverenin veya Vekilin

Adı Soyadı

İmza

EK: Bir adet İşyeri Kaza Bildirim Formu

3. İş Kazası Nedeniyle İbraname Örneği

Aşağıda ünvanı ve adresi belirtilen işyerinde çalıştığım süre zarfında hak kazandığım normal ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil, ulusal bayram tatili ücretleri, ikramiye ve diğer sosyal yardımlar ile yıllık ücretli izin de dahil olmak üzere bütün ücretlerimi aldığımı, 4857 sayılı İş Kanunu, sair ilgili mevzuat ile iş sözleşmemden, toplu iş sözleşmesinden doğan bütün haklarımı işverenden tam ve noksansız bir şekilde tahsil ettiğimi, işveren ve gerekse vekilinden bu iş sözleşmesi ve sözleşme sırasında vukuu bulan iş kazası veya vesair sebeplerle hiçbir hak ve alacağımın kalmadığını, İş Kanunu’nun 20 ve 21 nci maddelerindeki hükümlerle ilgili talepte bulunmayacağımı, bunlardan dolayı haiz olduğum ve olabileceğim her türlü dava haklarımdan feragat ettiğimi, işveren ve vekilini tamamen serbest irademle ibra ettiğimi beyan ederim. …/…/…

Adı, Soyadı                :

İşyeri Ünvanı              :

İşyeri Adresi               :

İkametgah Adresi       :

İmza                           :

 

İhtarname veya İhbarname Nedir?

Her türlü hukuki işlemlerde muhatabına kanun, sözleşme, örf ve adetten doğan hak ve isteklerin yazılı şekilde bildirilmesi veya haber verilmesi için yapılan işlemlere ihtarname veya ihbarname denir. (Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 98).

 

İş Sözleşmesinin Geçerli Nedenle Feshi İhtarname Örneği (İhbar Tazminatlı)

 

 İHTARNAME

İHTAR EDEN                     :

VEKİLİ                                :

İHTAR EDİLEN                 :

KONU                       : 4857 Sayılı İş Kanunun 17. maddesi gereğince iş sözleşmesinin feshine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR   :

1)  …/ …/ … tarihinde … sicil numarası ile müvekkilimiz …. ……’ a ait olan işyerinin ….. bölümünde işe başlamış ve yaklaşık … yıl/ay/gün … olarak çalışmış bulunmaktasınız.

2) 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine göre kıdem sürenize uygun olarak tespit edilen bildirim süresine ilişkin ihbar tazminatınız ………TL…….KR olarak hesaplanmıştır.

3) İhbar tazminatınız ve diğer hak ve alacaklarınız tarafınıza bugün itibariyle bordro karşılığında ödenecektir.

4) Müvekkilimiz tarafından iş sözleşmeniz bugün itibariyle feshedilmiş ve işverenliğimizle olan iş ilişkiniz sona ermiştir.

İHTAR EDEN VEKİLİ

     Av. Salih Birol

SAYIN NOTER;

Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba memur vasıtasıyla tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. …/ …/ …

     İHTAR EDEN VEKİLİ     

Av. Salih Birol

 

İş Sözleşmesinin Geçerli Nedenle Feshi İhtarı (İhbar Tazminatsız)

 İHTARNAME

İHTAR EDEN                     :

VEKİLİ                                :

İHTAR EDİLEN                 :

KONU                      : 4857 Sayılı İş Kanunun 17. maddesi gereğince iş sözleşmesinin feshine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR   :

1)  …/ …/ … tarihinde … sicil numarası ile müvekkilimiz …. ……’ a ait olan işyerinin ….. bölümünde işe başlamış ve yaklaşık … yıl/ay/gün … olarak çalışmış bulunmaktasınız.

2) İş sözleşmeniz 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine göre kıdem sürenize uygun olarak tespit edilen bildirim süresi sonunda …../……/200…. tarihinde,…………………………………………..nedeniyle feshedilecektir. 

3) Bildirim süresinin sona erdiği tarihte İş Kanunu’ndan doğan hak ve alacaklarınız tarafınıza ödenecek ve iş akdiniz sona erecektir.

4) İş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğ edilmesinden itibaren sözleşmenizin feshedileceği tarihe kadar günlük 2 (iki) saat yeni iş arama izniniz olup bu izni ister her iş günü ayrı ayrı, isterseniz önceden haber vermek şartıyla ve işten ayrılmanızdan önceki günlere tekabül ettirmek koşuluyla toplu olarak kullanabilirsiniz.

5) Müvekkilim tarafından iş sözleşmenizin …../…../201… tarihinde feshedileceğini ihtaren bildiririz. …/ …/ …

İHTAR EDEN VEKİLİ

     Av. Salih Birol

SAYIN NOTER;

Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba memur vasıtasıyla tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. …/ …/ …

İHTAR EDEN VEKİLİ

Av. Salih Birol

 

İş Sözleşmesinin Performans Düşüklüğü Sebebiyle Feshi İhtarı

 İHTARNAME

İHTAR EDEN                     :

VEKİLİ                                :

İHTAR EDİLEN                 : 

KONU                                   :  İş sözleşmesinin feshine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR                 :

1-) Müvekkilimize ait …. ……/ …… adresinde faaliyetini sürdüren  …………….. ünvanlı işyerinde …/…/… tarihinden beri ………. görevinde çalışmaktasınız.

2-) … yılı … ayında yapılan performans değerlendirmesi sonucunda, geçmiş döneme göre iş performansınızın düşük seviyede seyir ettiği tespit edilmiş; bölüm şefinizin raporuna göre benzer işi gören çalışma arkadaşlarınızdan daha az verimli çalıştığınız, sahip olduğunuz niteliklere göre beklenenden daha düşük performansa sahip olduğunuz ve son dönemde işe yoğunlaşmanızın giderek azaldığı belirlenmiştir. Bu konuda bölüm yetkilisi tarafından sözlü olarak uyarılmakla birlikte performansınızı artırmaya yönelik eğitimlere davet edilmiş olmanıza rağmen bu davetlere çeşitli mazeretlerle iştirak etmediğiniz de tespit edilen hususlardandır.

3-) …/…/…. tarihinde tarafınızdan savunma istenmiş olmasına rağmen, herhangi bir savunma vermediğiniz gibi savunma vermemeniz konusunda geçerli bir mazeret de bildirmediğiniz görülmektedir.

4-) Açıklanan sebeplerden ötürü, müvekkilimizin tarafınızla …/…/… tarihinde akdettiği iş sözleşmesini feshettiğini tarafınıza ihtaren bildiririz. …/…/…

                                       İHTAR EDEN VEKİLİ

                                                                                                          Av. Salih Birol

 SAYIN NOTER;

 Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba memur vasıtasıyla tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. …/ …/….

 İHTAR EDEN VEKİLİ

Av. Salih Birol

 

Hizmet kusuru tam yargı davası dilekçe örneği

Tam yargı davası ilgili kişilerin haklarının ihlal edildiği bir idari işleme karşı Danıştay, idare, vergi mahkemelerine açılan davalardandır.  Dava açacak olan ilgili kişiler tam yargı ve iptal davasını birlikte de açabilmeleri mümkündür.

Hizmet kusuru nedeniyle tam yargı davası nasıl açılır?

hizmet kusuru tam yargı davası

Bununla birlikte ilgili kişiler ilk iptal davası açıp bu iptal davasının karara bağlanması sonrasında, bu husustaki kararın veyahut istinaf temyiz kanun yollarına başvurulması halinde verilen kararın tebliği ya da bir idari işlemin icrası nedeniyle doğan zararlardan kaynaklı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilmektedir. İlgili kişilerin 11. Maddeye istinaden idareye başvurma hakkı saklıdır.

Tam yargı davası açma süresi ne kadar?

İdari eylemlerden kaynaklı hakları ihlal edilmiş olan ilgili gerçek ya da tüzel kişiler idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı şekilde bildirim üzerine ya da başka bir şekilde öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde söz konusu ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekmektedir.

Bu taleplerin kısmen ya da tamamen reddi durumunda, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren ya da istek hakkında 60 gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava açma süresi içinde dava açılabilmektedir.

Tam yargı davalarında yetkili mahkeme neresidir?

a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,

b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,

c) Diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer İdare mahkemesidir.

İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili davalarda yetkili mahkeme neresidir?

İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında ya da bunlara bağlı her türlü haklara ya da kamu mallarına yönelik idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yerdeki  idare mahkemesidir.

 

Hizmet Kusuru Nedeniyle Tam Yargı Davası Dilekçe Örneği

 ADANA ( ) İDARE MAHKEMESİNE

DAVACI

:

 

VEKİLİ

:

 

DAVALI

:

 

KONU

:

 

AÇIKLAMALAR               : 1-) … Bulvarı … Mevkiinde davalı idare tarafından …/…/… tarihinde yapımına başlanan üstgeçit …/…/… tarihinde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Üstgeçitin yapımıyla birlikte tapuda müvekkil adına … pafta … ada … parselde kayıtlı, … nolu bağımsız bölümler kullanışlılıklarını büyük ölçüde yitirmiş, taşınmazlar büyük ölçüde değer kaybına uğramıştır.

2-) …/…/… tarihinde taşınmazlardaki değer kaybının tazmini amacıyla müvekkilimiz adına davalı idareye yaptığımız başvuru yanıtsız bırakılmak suretiyle zımnen reddedilmiştir.

3-) İdarece yaptırılan üstgeçit nedeniyle tapuda … pafta … ada … parselde kayıtlı, … nolu bağımsız bölümlerde oluşan …-liradan toplam …-lira, … ve … nolu bağımsız bölümlerde oluşan …-liradan toplam …-lira, … nolu bağımsız bölümlerde oluşan  …-liradan toplam …-lira ve … nolu parselde kayıtlı … nolu bağımsız bölümlerde oluşan …-lira olmak üzere toplam …-lira (… bin lira) değer kaybının idareye başvurduğumuz …/…/…tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idareden tazminini istemek amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 2577 S. K. m. 3, 12, 13, 36 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : Keşif ve bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle tapuda 26 pafta 7 ada 77 parselde kayıtlı, 5 nolu bağımsız bölümler için ….-liradan, toplam ….lira, … ve … nolu bağımsız bölümler için ….-liradan toplam …-lira, … nolu bağımsız bölümler için …-liradan toplam …-lira ve 36 nolu parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüm için x -lira olmak üzere toplam x-lira (x bin lira) tazminatın …/…/2015 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tazminine,

Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkemenizden arz ve talep ederiz. x/x/201..

Davacı Vekili

Av. Salih BİROL

 

Boşanma Dava Dilekçesi Örneği


ADANA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI : … …

VEKİLİ : Av. Salih BİROL

DAVALI : … …

DAVA KONUSU : Taraflar arasındaki ortak hayatı eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılması, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleri ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :
Müvekkil ile davalı arasındaki evlilik birliği, devamı kendilerinden beklenemeyecek derecede sarsılmış olmakla, işbu davayı ikame etme zarureti tarafımızda hasıl olmuştur. Şöyle ki;

1. Taraflar, 01/12/2017 tarihinde evlilik yapmışlardır. Bu birlikteliklerinden 10 aylık … … adında çocukları bulunmaktadır.

2. Müvekkil, bir eş olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesine rağmen, evlilik sonrası davalının müvekkile karşı olumsuz kişilikleri ortaya çıkmıştır. Kültür farklılığı, mizaç uyumsuzluğu baş göstermiştir. Davalı asabi ve geçimsiz bir kişiliği vardır. En küçük sorunları bile büyütmüş, kavga ve tartışma ortamı yaratmaya başlamıştır. Müvekkile karşı hiçbir saygı göstermemiş, müvekkilin kişiliğine ve saygınlığına karşı ağza alınmayacak küfür ve hakaretlerde bulunmuştur. Bu tür küfür ve hakaretlere toplum içerisinde de sürdürmüştür. Davalının müvekkile hakaret ettiğini birçok kişi duymuştur. Müvekkil ile davalı aynı konut içerisinde iki yabancıdan dahi kötü bir durumda yaşamaktadır ki bu sebeple evlilik birliği müvekkil için çekilmez bir hal almıştır. Müvekkil aynı konut içerisinde daima kendisini tersleyen, hep benim dediğim olacak diyen ve hiçbir ihtiyacına cevap vermeyerek evlilik birliğinin gereklerine riayet etmeyen bir eş ile beraber yaşamaktadır. Aralarında saygı ve sevgi adına hiçbir şey kalmamıştır.

Yüksek mahkeme bu tarz davranışlarda bulunan eş aleyhine verdiği bir emsal kararında “Davacıya sürekli olarak deve gibi boynun var, çocuk mezarı gibi ayakkabı var, karga gibi burnun var, terörist gibi sözlerle, hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir” ( 2. H.D., 04.03.2002, 2184 – 281) hakaret fiilinin olmasının evlilik birliğinin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin olduğuna kanaat getirmiştir.

3. Davalı bu hareketlerini yalnızca müvekkile karşı değil, müvekkilin annesi ,babası ve kardeşlerine karşı da sürdürmüş, onlara karşı tavır takınmıştır, müvekkili toplum içinde rencide etmiş ve küçük düşürmüştür. Pek laf dinlemeyen bir kişiliğe sahip olması sebebiyle sürekli huzursuzluk yaratmış eşine ve ailesini her ortamdan küçük düşürmüştür. Müvekkilin iş yerini arayarak iş yerinde ki arkadaşlarına müvekkil aleyhine ağza gelinmeyecek sözler söylemekten de kaçınmamıştır. Ayrıca her sorunu babası ile paylaşması ve annesinin olaylar karşısında verdiği tepkilerde etkilenmesi neticesinde, müvekkilimin kendisi ve ailesine karşı olmayacak davranışları sürdürmüştür.

4. Müvekkil davalı ile evlenirken eşine büyük bir değer vermiş ve evliliğinin bir ömür boyu mutlu ve huzurlu bir biçimde süreceği inancı ve hayalini beslemiştir. Ancak davalının yapmış olduğu olumsuz hareketler, müvekkilin hakaretlere maruz kalması ve toplum içersin de küçük düşürülmesi, müvekkilin tüm hayatını alt üst etmiştir.

Müvekkil ile davalı arasındaki ortak hayat eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olup tarafların boşanmalarına, çocukların velayetinin baba müvekkilde kalmasına karar verilmesini talep zarureti hâsıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER       : İlgili mevzuat hükümleri

DELİLLER         :Nüfus kayıtları, Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması, Yemin, Tanık beyanları ve her türlü delil.

SONUÇ                            : Açıklanan nedenler, göz önüne alınacak ve oluşacak durumlar ışığında; Müvekkilin evlilik birliğinin devam ettirme durum ve ihtimali kalmadığından Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Tarafların BOŞANMALARINA, Yargılama giderleriyle, Avukatlık ücretinin dahi davalıya yükletilmesine karar verilmesini davacı vekili olarak talep eder, saygılar sunarım. 03/12/2019


TANIKLAR:
1- x x ….                                                                                                     

Davacı Vekili

 

Boşanma Davası Mahkeme Kararı Örneği


TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ADANA
AİLE MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO : 2016/… Esas
KARAR NO : 2017/…
HAKİM : …
KATİP : ….
DAVACI : ….

DAVALI : … … İlanen tebligat
DAVA : Boşanma
DAVA TARİHİ : 26/04/201.
KARAR TARİHİ : 14/12/20..
GEREKÇE TARİHİ : 18/12/20..

Mahkememizde görülmekte bulunan Boşanma davasının açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 17/11/1995 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek bir çocuklarının bulunduğunu, davalının başka bir kadınla yaşamaya başladığını ve evliliklerinde zaten bulunan sorunların arttığını, davalının aşçı olduğunu, 2010 yılında …. isimli bir bayan ile tanıştığını ve ilişki yaşamaya başladığını, akabinde davacı ile yaşadığı haneyi terk ettiğini, davalı ile imam nikahlı yaşadığı … ‘nın bir kızlarının olduğunu, davalının müşterek haneyi terk ettikten sonra davacıyı ve müşterek çocuğunu bir kere olsun aramadığını, müvekkilinin maddi ve manevi sorunlar yaşadığını, çevreden aldıkları yardımlar ve davacının ev işlerine gündeliği gitmesi ile hayatlarını idame ettiklerini, kiralarını ödemeyip başka bir eve taşınmak zorunda kaldıklarını, davacının … yılında balkondan düşüp belini kırdığını, belinin hala rahatsız olduğunu ve ağır işlerde çalışamadığını, davalının evi terk etmeden önce müvekkili adına kredi kartları aldığını ve bu borçları davacıya bıraktığını, bu sebeplerde müvekkili aleyhine hakkında bir çok icra takibi başlatıldığını, davalının …. … mesleğini yaptığını, aylık 3.000,00 TL gelirinin bulunduğunu, nerede yaşadığını bilmediklerini, müvekkilinin yaşananlardan dolayı maddi ve manevi çöküntü yaşadığını belirterek; tarafların boşanmalarına, müvekkil için 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminata ve aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … … ‘ün tüm aramalara rağmen adresi bulunamadığından ,dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir.

Mahkemece … Cumhuriyet Savcılığının … soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, nüfus kayıtları dosya arasına alınmış, Sosyal ve maddi durum araştırması davacı açısından yaptırılmış davacı tanıkları dinlenmiş, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından açılan dava evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.

Yapılan tahkikat ve toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacı kadın davalıdan kaynaklanan sebeplerle evlilikleri boyunca kötü koşullarda yaşamak zorunda kalmış, çocuğunu yalnız büyütmüş, davalının sorumsuz davranışları nedeni ile icra tehditi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların yanı sıra esas kusur olarak davalı başka bir kadınla birlikte yaşamakta olup, nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere … isimli kadından olma … adlı kızını tanımıştır.

Taraflar arasındaki geçimsizliğin davalının düzenli ,sürekli bir işinin olmaması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yanı sıra başka bir kadınla karı koca hayatı yaşamasından kaynaklı olduğu sabittir. Dosya kapsamında kadına atfı kabil olan herhangi bir kusur bulunmamaktadır.

Netice itibariyle; taraflar arasındaki evlilik birliği temelinden sarsılmış bu sonuca ulaşılmasına ise davalı kocanın tam kusurlu davranışları sebep olmuştur. Boşanma davası açmakta haklı olan davacı kadının davasının kabulü ile tarafların TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların sosyo-ekonomik durumları, günümüz ekonomik koşulları ve TMK’nun 4. maddesindeki “Hakkaniyet ilkesi” dikkate alınarak boşanmakla yoksulluğa düşeceği kabul edilen davacı kadın lehine nafakaya, boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatleri zarara uğrayan ve eşinin desteğini yitireceği kabul edilen davacı kadın lehine maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir.

Davalı …. sürekli olarak başka kadınla yaşaması, doğan çocuğu tanımakta bir beis görmemesi, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaati dikkate alınarak manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
Davacının davasının KABULÜ ile
Adana ili, … ilçesi, … mah. köyü. Cilt:.., …. olan Ankara …. ile aynı yerde nüfusa kayıtlı …. olan, …. … doğumlu, …. oğlu … … ‘ün TMK.nın 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

3-Dava tarihinden itibaren aylık 300,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına,

4-Davacı lehine 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, boşanma hükmü kesinleştikten sonra yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

5-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 310,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; tebliğden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yasayolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/…

 

Davanın Açılmamış Sayılması Karar Örneği


T.C.
ADANA AİLE MAHKEMESİ

KARAR 

ESAS NO : …
KARAR NO : ….

HAKİM : ….
KATİP : …

DAVACI : ….
DAVALI : ….

DAVA : Boşanma
DAVA TARİHİ : ….
KARAR TARİHİ : 18/05/…
İŞLEMDEN KALDIRILMA TARİHİ : …..

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından

Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davanın H.U.M.K.’nun 409/5 maddesi uyarınca 18/05/2011 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Alınması gerekli 18,40 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 17,15 TL’nin düşülerek kalan 1,25 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Yasa yolları açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 18/05/….


Gerekçeli Kararın İlanen Tebliğ Örneği


İLAN
ADANA … AİLE MAHKEMESİ’NDEN

ESAS NO : 2016/… Esas
KARAR NO : 2017/…

Davacı … … aleyhine mahkememizde açılan Boşanma (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma (Çekişmeli)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

HÜKÜM :
Davacının davasının KABULÜ ile,
1-Adana ili, … ilçesi, … mah. köyü. Cilt: …. olan Ankara … doğumlu, … .. kızı … … ile aynı yerde nüfusa kayıtlı …. olan, …. doğumlu, …. oğlu … ‘ün TMK.nın 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,
3-Dava tarihinden itibaren aylık 300,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına,

4-Davacı lehine 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, boşanma hükmü kesinleştikten sonra yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı … … ‘ün tüm aramalara rağmen adresi tespit edilemediğinden, 7201 Sayılı Tebligat Yasası uyarınca karar örneğinin TÜRKİYE’de yayınlanan günlük gazetelerden birinde ilan edilerek, ilan edildiği tarihten itibaren 15 gün sonrasında kararın tebliğ edilmiş sayılması ile ilanen tebliğden itibaren iki hafta süre içerisinde istinaf yoluna başvurabileceği hususu ilanen tebliğ olunur. 30/01/….

 

 

Vasinin Görevden Alınması Şartları Nelerdir?vasi - vasilik davaları avukatı -adana

  • Vasinin, görevini ağır şekilde savsaklaması, yetkilerini kötüye kullanması ya da güven sarsıcı davranışlarda bulunması veyahut borç ödemede acze düşmesi durumunda, vasi, vesayet makamı tarafından görevden alınır.
  • Vasinin görevini yapmakta yetersiz olması sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaati tehlikeye düşer ise, vesayet makamı kusuru olmasa dahi vasiyi görevden alabilir.
  • Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ya da her ilgili kişi, vasinin görevden alınmasını isteyebilmektedir.
  • Görevden alınmayı gerektirecek sebebin varlığını başka bir şekilde öğrenmiş bulunan vesayet makamı, vasiyi re’sen görevden almakla yükümlüdür.

 

Vasinin Görevden Alınması İstemi Dava Dilekçe Örneği

 

ADANA … SULH HUKUK MAHKEMESİ‘NE

İSTEMDE BULUNAN

:

Ad – Soyad, T.C. Adres

VEKİLİ

 

:

Av. Salih BİROL – Seyhan/ADANA

KONU

:

Vasi  … … ‘nın vasilik görevden alınması istemimizi içerir dilekçedir.

AÇIKLAMALAR                 : 1-) Müvekkilimiz hakkında, Adana … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı kararı ile savurganlık hukuksal nedenine dayalı olarak vesayet (EK 1) altına alınmış ve davalı … …, kendisine vasi olarak atanmıştır.

2-) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 483. maddesinde; vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınacağı, aynı kanunun 484. maddesinde; ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgilinin, vasinin görevden alınmasını isteyebileceği düzenlenmiştir.

3-) Davalı vasi, …/ …/ …  ve …/ …/ …  tarihli işlemleri ile müvekkilimizin mal varlığında aşırı suretle azalmaya sebep olarak, vasilik yetkilerini kötüye kullanmış ve güven sarsıcı davranışlarda bulunmuştur. Söz konusu tasarruflarda, müvekkilimizin lehine hareket etmediği ortada olup, müvekkilimizin maddi zararına da yol açacak derecede sorumsuzca davranmıştır. Ayrıca bu durumla ilgili olarak dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK 4) isimleri yer alan ilgililer de, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, duruma ilişkin izahat verecektir.

4-) Açıkladığımız sebepler ile, vasi … …’nın yaşanan durumlardaki savurganlığı nedeniyle vasilik görevinden alınması için mahkemenize başvurulması zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 4721 S. K. m. 483-488, 6100 S. K.

HUKUKİ DELİLLER        : … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı Vesayet dosyası, …/ …/ … tarihli işlem evrakı, …/ …/ … tarihli işlem evrakı, Tanık

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıkladığımız nedenler ile, vasi … …’nın vasilik görevinden alınmasına karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 14.02.2019

İstem Sahibi Vekili

Av. Salih BİROL

 

Vasilik Ücreti Ödenmesi İstemi Dava Dilekçesi Örneği

 

 ADANA ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ‘NE

İSTEMDE BULUNAN

:

Ad, Soyad, T.C. , Adres

VEKİLİ

:

Av. Salih Birol – Seyhan/ADANA

KONU

:

Vasilik ücreti ödenmesi istemimizi içerir dilekçedir.

AÇIKLAMALAR                 : 1-) Müvekkilimiz … … , sayın mahkemenizin, …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı kararı ile, küçük … …’nın vasisi olarak atanmıştır. (EK 1)

2-) Müvekkilimiz vasi olarak …/…/… tarihinden bu yana vesayet altındaki küçüğün tüm işlerini yapmada büyük bir özen ve çaba sarfetmektedir. Vesayet altındaki küçüğe ait bulunan …. Bankasının ….. Şubesinde bulunan  …-TL bakiyesi (EK 2) ile …ili …. semtinde .. ada … pafta ….., …, … parsellerinde (EK 3) taşınmazların yönetim ve idaresi için müvekkilimiz elinden geleni yapıyor olmasına karşın kendisine vasi olarak atanmasından bu yana herhangi bir ücret ödenmemiştir. Ayrıca bu durumla ilgili olarak dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK 4) isimleri yer alan ilgililer de, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, duruma ilişkin izahat verecektir.

3-) Müvekkilimizin vasilik görevini yerine getirmek için harcadığı olağanüstü gayretin karşılığı olarak, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için müvekkilimiz adına vasilik ücretinin takdir edilmesi adına, 2. HD. 24.04.2003 T. 2003/4815 E. 2003/5912 K. (EK 5) gereği mahkemenize başvurulması zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 4721 S. K. m. 397, 457, 6100 S. K.

HUKUKİ DELİLLER        : Adana … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı Vesayet dosyası,, …/…/… tarihli hesap ekstresi, …/…/… tarihli tapu kaydı, Tanık, 2. HD. 2003/4815 E. 2003/5912 K. Sayılı kararı

SONUÇ VE İSTEM                 : Yukarıda açıkladığımız nedenler ile, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için müvekkilimiz adına vasilik ücretinin takdir edilmesine, karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 15.07.2019

İstem Sahibi Vekili

Av. Salih Birol

 

Vasilik Görevinden İstifa Dilekçesi Örneği

Vasilikten Kaçınma Hakkının Kullanılması İstemi Dava Dilekçesi

 

ADANA ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİ‘NE

İSTEMDE BULUNAN

:

Ad Soyad, T.C. , Adres

VEKİLİ

 

:

Av. Salih BİROL – Seyhan/ADANA

KONU

:

Vasilikten Kaçınma Hakkının Kullanılması İstemimizi İçeren Dilekçedir.

AÇIKLAMALAR          : 1-) Müvekkilimiz, …. …. Sulh Hukuk Mahkemesinin …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı kararı ile, vesayet altına alınan … …’ya vasi olarak atanmıştır. İlgili Mahkeme kararı dilekçemiz ekinde (EK 1) sunulmuştur.

2-) Ancak müvekkilimiz, ailesinin …/ …/ … tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat etmiş olması (EK-2) nedeni ile, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/ …/ … tarih ve …/ … E. …/ … K. sayılı kararı ile kardeşi … …’nın vasisi (EK-3) olarak atanmıştır ve vasilik görevi kardeşi üzerinde halen devam etmektedir. Kardeşine vasi atandığına dair … Sulh Hukuk Mahkemesinin …/… E. …/… K. sayılı ilamı (EK-4) ekte olup ayrıca bu durumla ilgili olarak dilekçemiz ekinde sunulmuş tanık listesinde (EK-5) isimleri yer alan ilgililer de, mahkemenizce uygun görülmesi halinde, duruma ilişkin izahat verecektir.

3-) Müvekkilimizin açıklanan sebepler uyarınca halihazırda mevcut bulunan vasiliğinden dolayı vasilikten kaçınması için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 4721 S. K. m. 417, 422, 423, 6100 S. K.

HUKUKİ DELİLLER        : Nüfus kayıtları, Adana … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/… E. …/ … K. sayılı kararı, …/…/… tarihli trafik kazası tespit tutanağı, … … Sulh hukuk Mahkemesinin …/…/… E., …/…/… K. sayılı ilamı ve Tanık.

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimizin vasilikten kaçınma hakkının kullanılması isteminin kabulüne karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 25.05.2018

İstem Sahibi Vekili

Av. Salih BİROL

 

 İTİRAZIN İPTALİ DAVASI NEDİR? NASIL AÇILIR?

İtirazın iptali davası; İcra takibine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak açtığı davadır. Alacaklı genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir. Read More