Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptal Davası Dilekçe Örneği

 

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA


DAVACI : 

VEKİLİ : Av. Salih BİROL – Kayalıbağ Mah. T. Cemal Beriker Bul. Adana Ticaret Merkezi K:7 D:37 Seyhan/ADANA

DAVALI :1- Adana İl Emniyet Müdürlüğü-
                2- Adana Valiliği– Merkez/ADANA

T. TARİHİ :17.06.2020

KONU : Müvekkilin, silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı başvurusu talebinin reddine ilişkin Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonunun 03.06.2020 tarih ve … sayılı işleminin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle iptali isteminden ibarettir.

Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptal Davası Dilekçesi

AÇIKLAMALAR: 1-) Müvekkilin 21.09.2018 tarihi itibarı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanununun 10. ve 11 maddeleri gereği özel güvenlik kimlik kartı iptal edilerek güvenlik hizmetleri kadrosundan çıkarılmıştır. Müvekkil 08.05.2020 tarihinde güvenlik hizmetleri kadrosuna alınması ve özel güvenlik kimlik kartının yeniden çıkarılması için Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvuru yapmıştır. (EK-1)

2-) Müvekkilim, davalı idareye 08.05.2020 tarihinde başvurmuş olup, davalı idare müvekkilin başvurusuna “5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun’un özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar başlıklı 10. Maddesi ve çalışma izni başlıklı 11. Maddesi hükümleri gereği özel güvenlik görevlisi kimlik kartı talebiniz Adana İl Özel Güvenlik Komisyonunun 03.06.2020 tarih ve … sayılı kararı Valilik Makamının aynı tarihli olurları ile reddedilmiştir.” şeklinde gerekçe ile talebinin reddine karar vermiştir. Bu red yazısı müvekkile 17.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. (EK-2)

3-) Davalı idare, temel hukuk ilkelerini de dikkate almaksızın, belirsiz ve soyut gerekçeler ile işlem tesis etmiştir. Müvekkilin başvurusunun reddine ilişkin gösterilen gerekçede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ayrıca müvekkil aleyhine tesis edilen işleminin tebliği yazısında da müvekkilin başvurması gereken yargı yolu ve süresi belirtilmemiştir.

4-) Oysa Anayasa’nın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40. Maddesinin 1. ve 2. Fıkrasında: “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır…” hükmü yer almaktadır.

5-) Ancak ilgili tebliğ yazısında bu yönlü bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Anayasa’nın 40. Maddesi ile davacı lehine düzenlenen haklarının ihlal edildiği açıktır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ancak Hukuk Devletinde bu yöntemin kabulü mümkün olmayıp, Anayasa ile güvence altına alınan “Adil Yargılanma Hakkının” da ihlal edildiği açıktır. Davalı idarenin işleminin korunması mümkün olmayıp, hukuki temelden yoksun idari işlemin iptalini talep etmekteyiz. Şöyle ki:

DAVALI İDARENİN İŞLEMİ HUKUKA AYKIRI OLUP, İPTALİ GEREKMEKTEDİR.

6-) Kanunda açıkça belirtildiği üzere suçu işlediği usulüne uygun yapılan soruşturma ile belirlenen kişinin işlediği suçun ilgili mevzuatının hangi kuralını ihlal ettiği açık bir şekilde ortaya konulmalı ve karşılığında yetkili makamlarca o suç için öngörülen ceza ile cezalandırılması gerekmektedir. Ancak davalı idare dayanak göstermeden ve müvekkile bu hususla ilgili hiçbir bilgi vermeden, savunma hakkı tanımadan işlem tesis etme yoluna gitmiştir.

7-) Oysaki Danıştay, birçok kararında yasal zorunluluğa rağmen ilgiliye savunma hakkı tanınmadan tesis edilen idari işlemleri hukuka aykırı bulmakta ve usul bakımından iptal etmektedir. Nitekim Danıştay 5. Dairesi’nin, savunma hakkını, idari işlemin yapılış usulü ve yargılama usulü ayrımı yapmadan ele aldığı bir karar ise hukuk devleti yolunda önemli bir adım olmasının yanında; yargısal içtihadın idareye, idari usul ilkeleri ile ilgili “yol göstericiliği” bakımından da önemlidir. (D.5.D. 6.6.1991. 90/4297-91/1099)

8 -) Her ne kadar müvekkil hakkında Adana İl Özel Güvenlik Komisyonu tarafında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda “Silahsız Özel Güvenlik Kimlik Kartının” iptaline kararı verilmiş ise de bu işleme dayanak olarak gösterilen idari işlemin sebebi hukuka uygun değildir. Çünkü Müvekkil hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/… E. 2011/… K. Sayılı dosyasında (EK-3) “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin açılan ceza davasında 11/11/2011 tarihinde “1 yıl uyuşturucu tedbiri veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş” ve 2012 yılında denetim süresi tamamlanarak infazı tamamlanmıştır.

9-) Öte yandan aynı dosya (Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/… E. 2011/… K. ) kapsamında 2313 sayılı kanuna aykırılık suçundan ise 5 yıl hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Bu aşamada müvekkilin silahsız güvenlik kimlik kartının iptalini hukuken geçerli kılacak yasal dayanak mevcut değildir. Daha sonrasında ise Müvekkil hakkında Adana … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/… E. 2016/… K. Sayılı dosyası ile açılan yaralama suçuna ilişkin dava neticesinde mahkemece HAGB kararı yönünden kararı veren mahkemeye ihbarda bulunulmuştur.

10-) Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/… E. 2017/… K. Sayılı dosyasında (EK-4) ise müvekkil hakkında denetim süresinin bitmesine rağmen “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçundan da yanlış değerlendirme yapılarak hüküm (düşme kararı) kurulmuştur. İdari işleme dayanak olan mahkeme kararı 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanununa göre müvekkilin silahsız güvenlik kimlik kartının iptaline sebep olmaktan uzaktır. Bu durum hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmekle beraber hukuki ve maddi dayanağı da bulunmamaktadır.

MÜVEKKİLİN TALEBİNİN REDDİNE DAYANAK GÖSTERİLEN SUÇUN İŞLENDİĞİ TARİHİN 24.06.2011 TARİHİ OLMASI VE BU TARİHTE 5188 SAYILI ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ KANUNUNDA GÜVENLİK HİZMETLERİ KADROSUNDAN ÇIKARILMASINI VE SİLAHSIZ GÜVENLİK KİMLİK KARTININ İPTALİNİ GEREKTİRİR BİR DÜZENLEME OLMAMASI NEDENLERİYLE MÜVEKKİLİN USULİ MÜKTESEP HAKKININ KORUNMASI GEREKTİĞİ DOLAYISIYLA DA DAVALI İDARENİN YAPMIŞ OLDUĞU İŞLEMİN HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNDAN İPTALİ GEREKMEKTEDİR.

11-) Müvekkilin silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı başvurusu talebinin reddine ilişkin Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonunun 03.06.2020 tarih ve 184 sayılı işlemine dayanak olarak gösterilen suçun işlendiği tarih 24.06.2011 tarihidir. Müvekkilin güvenlik hizmetleri kadrosuna alınarak silahsız özel güvenlik kimlik kartına hak kazandığı tarih itibari ile red sebebi olarak gösterilen suç 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanununda özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlar kapsamında değildir.

12-) Silahsız özel güvenlik kimlik kartına hak kazandıktan yıllar sonra 5188 sayılı kanunda 1/2/2018 tarihli KHK düzenlemesi ile müvekkilin kazanmış olduğu hakkının kaybedilmesine konu idari işleme dayanak yapılması usuli müktesep hakkını ihlal etmektedir. 5188 sayılı kanunun 10 ve11. Maddelerinde yapılan düzenlemelere göre müvekkilin silahsız özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

5188 sayılı kanunun 10. Madesindeki “Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir”.

hükmüne göre de müvekkilin suçu işlediği ve kesinleştiği tarih itibarıyla 5188 sayılı kanunda düzenleme bulunmadığı, sonradan kanunda yapılan bir düzenlemenin idari işleme dayanak gösterilerek geçmişe etkili olarak müvekkilin aleyhine uygulanması hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır. Müvekkilin, hukuki ve maddi dayanaktan yoksun sebeplerle yasal hakkı alıkonulmuştur. Bu nedenlerle davalı idarenin müvekkil aleyhine tesis ettiği hukuki ve maddi dayanaktan yoksun silahsız  güvenlik görevlisi kimlik kartı başvurusu talebinin reddine ilişkin işlemin iptalini talep etme zarureti doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : 5188 S.K. Anayasa, AİHS, İYUK, TCK, CMK, ve ilgili tüm yasal mevzuat.

DELİLLER : İdareye başvuru dilekçesi, idarenin red cevabı, mahkeme kararları, her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle;
1-) Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonunun 03.06.2020 tarih ve … sayılı red işleminin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNİ,
2-)Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim. 28.07.2020

Davacı Vekili
Av. Salih BİROL

  • EKLER:
    • İdareye başvuru dilekçesi ve cevabı
    • Mahkeme kararları
    • Vekaletname

 

 

Ayıplı Eser Bedelden İndirim ve Tazminat Davası Dilekçesi

 

ADANA NÖBETÇİ  ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ                            HAKİMLİĞİ’NE                                     

DAVACILAR       : 1- Ad – Soyad – T.C. – Adresi

                                2- Ad – Soyad – T.C. – Adresi            

VEKİLİ           : Av. Salih BİROL   – Kayalıbağ Mah. T. Cemal Beriker Bul. Adana Ticaret  Merkezi K:7 D:37 Seyhan/ADANA

DAVALI               : Ad- Soyad – T.C. Seyhan/ADANA

D. KONUSU        : Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı yüklenici tarafından müvekkilimize arsa payı karşılığı yapılıp teslim edilen konutun ayıplı çıkmış olması nedeniyle, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim  istemi ve tazminat talebimize ilişkin dilekçedir.

DAVA                   : Belirsiz Alacak Davası (HMK 107 md.)

H. ESAS DEĞER : Toplam 1.500,00 TL (Fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır.)

Ayıplı eser nedeniyle TBK. md. 475… hükümlerince bedelden indirim ve tazminat davası dilekçe örneği

AÇIKLAMALAR   :1-) Davacı müvekkillerim,  davalı yüklenici ile Adana … Noterliği’nin 03.02.2017 tarih ve ….. yevmiye no’lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmışlardır. (EK-1)

2-) Söz konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre müvekkillerime yapılıp teslim edileceği kararlaştırılan bağımsız bölümler; A blok zemin  18 bağımsız bölüm numaralı işyeri, A blok 1. kat güney doğu cepheli 1 bağımsız bölüm numaralı daire, A blok 4. Kat güney batı cepheli 8 bağımsız bölüm numaralı daire, A blok 6. kat güney batı cepheli 12 bağımsız bölüm numaralı daire, A blok zemin üstü 6. kat güney doğu cepheli 11 bağımsız bölüm numaralı daire olarak belirlenmiştir.

3-) Ancak daha sonra yüklenici davalı, mimari proje değişikliği olacağını, müvekkillerime teslim edilecek A blok zemin katta bulunan 18 numaralı işyerinden apartman giriş kapısı geçeceğini ve işyerinin küçüleceğini söylemiştir. Gerek duyulması halinde bu hususa ilişkin tanıklarımız izahat verecektir. Bunun üzerine davalı, diğer arsa sahipleri ile noterde düzeltme beyannamesi (EK-2) yaparak, müvekkillerimle de tapudan kat irtifakı tesis edilerek Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mah. … Ada, … Parseldeki A blok, zemin 18 bağımsız bölüm numaralı işyeri yerine,  Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mah. … Ada, .. Parseldeki A blok, 8.Kat, 16 bağımsız bölüm numaralı dairenin teslim edileceği kararlaştırılmış ve müvekkillerime tapudan kat irtifakı tesis edilmiştir. (EK-3 Tapu kaydı) Dava konusu A Blok, 8. Kat, 16 bağımsız bölüm numaralı daire müvekkillere 2019 mart ayında teslim edilmiştir.

4-) Müvekkillerim, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yaparak teslim ettiği Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … Parsel, A Blok, 8. Kat, 16 numaralı dairenin duvarlarının çatladığını ve yağan yağmurlardan dolayı iç kısımlara su aldığını farketmiştir. Bunun üzerine müvekkilim, sonradan ortaya çıkan bu gizli ayıpları Adana … Noterliği’nin 18.05.2020 tarih ve … yevmiye no’lu ihtarnamesi ile davalıya derhal bildirmiştir. (EK-4)

5-) Dava konusu daire binanın son katında bulunmaktadır. Söz konusu dairenin başta güney batı ve kuzey cepheleri olmak üzere her odadaki duvarlar iç kısma su almakta olup, duvarların sıva ve boyası çok belirgin şekilde zedelenmiş ve kabarmıştır. Duvarlarda oluşan rutubetten dolayı mantarlar oluşmuştur. Aynı zamanda dairenin içindeki mutfak dolapları sızan sulardan dolayı tekrar kullanılamayacak derecede kabarmış ve küflenmiştir.

6-) Söz konusu dairenin duvarlarında, tavan, çatı ve dış kısmında çatlaklar oluşmuştur. Oluşan bu çatlaklar neredeyse konutun bütün odalarında, tavanda ve tavanın üst yüzey (dam) kısmında da meydana gelmiş olup, halende çatlaklar artmaya devam etmektedir. Ayrıca yüklenici davalı  tarafından yapılan konutun yapımındaki hata ve eksiklerden dolayı dam kısmındaki  çatlaklardan yan dış duvarlara da su sızmış olup,  konutun dış kısmındaki duvarın  pencere ve balkon üstünde kalan kısımların sıva ve boyasını zedeleyerek, kabarmasına sebebiyet vermiş ve çıkmayan lekeler oluşmuştur. Tavandan ve yan duvarlardan sızan sular evin içine damlama yaptığı için fayans ve iç duvarlarda da lekeler oluşmuştur.

7-) Davalı yüklenicinin inşa edip teslim ettiği konutta meydana gelen ayıplar ortaya çıktığında  müvekkillerim, davalıya derhal Adana … Noterliği’nin 18.05.2020 tarih ve … yevmiye no’lu ihtarnamesi ile ayıpları bildirmiştir. (EK-4 İhtarname) Ancak davalıya sözkonusu ayıplar ihbar edildiği halde, davalı bu zamana kadar taleplerimize cevap vermemiştir. Müvekkillerimin söz konusu ayıplı daireden beklediği yararı hiçbir şekilde sağlamayacağı açıktır.

8 -) İzah edilen tüm bu hususlar gözönüne alındığında ortalama bir bina ömrü düşünüldüğünde söz konusu yapı bir yıllık bina olmasına rağmen bu haliyle ve ilerleyen yıllarda daha da artarak telafisi güç zararlara sebep olacağı aşikardır. Müvekkillerimin ayıp ihbarını içeren ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi 19.06.2020’dir. Müvekkil bu tarih itibari ile davalıya ihbar bildirimini yapmış ve davalı temerrüde düşmüştür.

9-) Müvekkillerimin, davalı ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre ayıpsız bir daire teslim alabilecekken, teslim edilen dairenin ayıplı çıkması müvekkillerimin beklediği faydayı karşılamamıştır. Söz konusu daireyi kiraya verebilecek iken ayıplı olması ve kullanılamayacak hale gelmesi nedeniyle kira gelirinden mahrum kalmış ve kalmaya da devam etmektedir. Bu zarar şayet eser ayıplı imal edilmeseydi meydana çıkmayacak kalemlerdendir. Ayıplı eserden kaynaklı kira yoksunluğu zararının da uzman bilirkişiler tarafından hesaplanarak müvekkillere ödenmesi gerekmektedir. 

10-) 6098 sayılı TBK. 475. Maddesine göre işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.”  Bu seçimlik hak ile birlikte tazminat talep etme zarureti de doğmuştur. Açıklanan nedenlerle eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteminin yanı sıra müvekkillerin uğradığı zararında müvekkillere ödenmesi gerekmektedir. Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi zararımızın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ediyoruz.

11-) Bedelden indirim miktarı hesabında dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz yargıtay kararları doğrultusunda gizli ayıbın ortaya çıktığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplama yaptırılarak, dairenin ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki fark hesaplanarak ayıpsız bedelinden indirilmelidir. İzah edilen tüm bu hususlar bilirkişi incelemesi  neticesinde ortaya çıkacaktır. Ayrıca müvekkillerim eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim istemi için ihtarname göndererek dava açmak zorunda kalmış ve bu uğurda da mahkeme, vekalet ve ihtarname masrafı, avukatlık ücreti vs. ödemiştir. (EK-5)                              

12-) Yüklenici davalı tarafından yapılıp teslim edilen konutta sonradan ortaya çıkan bu hususlar binanın yapımındaki hata ve eksikliklerden meydana geldiği açık olmakla birlikte sonradan ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindedir. Müvekkillerimin yüklenici davalıdan teslim aldığı söz konusu bu konutta meydana gelen hata ve eksikler 6098 sayılı kanuna (md. 474…) göre  ayıplı mal kabul edilmektedir. Gizli ayıplar yönünden yasada ihbar süresiyle ilgili T.B.K. 477/3 gereği arsa sahibi  konumunda olan müvekkillerim bu ihbarı konutta meydana gelen ayıp ortaya çıktığında, gecikmeksizin yüklenici davalıya ihtarname ile bildirmiştir. (EK-4 İhtarname)

13-) Ayıplı ifa halinde; eser sözleşmesinde TBK. m. 478 uyarınca taşınmaz yapılarda 5 yıl; taşınmaz dışındaki yapılarda 2 yıl; yüklenicinin ağır kusurlu olması halinde ise eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yıllık bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 6098 sayılı kanun’un işsahibinin seçimlik hakları başlıklı 475. maddesinde ayıplı eserden dolayı işsahibine üç seçimlik hak tanımaktadır.

14-) Müvekkillerim yasanın kendisine tanıdığı seçimlik haklardan eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden  indirim istemi talebi için mahkemenize başvurma  zarureti hasıl olmuştur. 

H. NEDENLER        : Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER                 : Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapu ve kadastro kayıtları celbi, ihtarname, dairede oluşan ayıpların fotoğrafları, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif vs her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM   :1-) Yukarıda izah edilen re’sen gözetilecek  nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep  haklarımız saklı kalmak kaydıyla, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere,( tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere) ayıp nedeniyle eserde oluşan şimdilik 1.000,00 TL’nin müvekkillerimin tapu kaydındaki payları oranında hükmedilmek üzere bedelden indirilerek, en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsiline,

2-) Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, şimdilik 500,00 TL maddi zararımızın, müvekkillerin tapu kaydındaki payları oranında hükmedilmek üzere,  en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsiline,                                       

3-) Yargılama giderlerinin (vekaletname, ihtarname giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten  arz ve talep ederiz. 24.07.2020 

                                                                                                                         Davacılar Vekili

                                                                                                              Av. Salih BİROL

 

Ekler:

  1. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi
  2. Düzeltme beyannamesi
  3. Tapu kaydı
  4. Ayıp ihbarı hakkında yazılan ihtarname
  5. Vekaletname ve ihtar ücreti makbuzları
  6. Yargıtay kararları
  7. Onanmış vekaletname örneği
  8. Taşınmazda oluşan çatlak, su sızıntıları, zedelenen sıva, boya ve  dolapların fotoğrafları

Eser sözleşmesinden  (kat (arsa payı) karşılığı inşaat sözleşmesi)  kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında daha fazla dilekçe örneği için buraya tıklayarak, eser sözleşmesi ihtarname örnekleri için ise buraya tıklayarak  ulaşabilirsiniz. 

 

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Feshi İhtarname Örneği 

İhtarname (Müteahhidin İnşaat Yapım İşini Yarın Bırakarak Terketmesi ) – 1

İHTARNAME

 

İHTAR EDEN                                  :

VEKİLİ                                             :

KARŞI TARAF                                :

KONU                                               : …………… Mahallesi …. Pafta, …. Ada, …. ve …. parselde yapımını üstlendiğiniz inşaat yapım işini yarım bırakarak terk etmeniz nedeniyle sözleşmeden döneceğimizin bildirilmesi ve cezai şartın ödenmesi istememizi içeren ihtardır.

AÇIKLAMALAR     :

1-) Sayın Muhatap, müvekkillimiz ile tarafınız arasında yapılan …/…/…. tarihli sözleşmeye göre, …………… Mahallesi …. Pafta, …. Ada, …. ve …. parselde bulunan inşaat yapım işini üstlenmiş bulunmaktasınız.

2-) Tarafınız ile imzalanan sözleşmede inşaat yapım işinin bitirilmesi öngörülen süre hususunda gerekli anlaşma sağlanmış olup …/…./…. tarihinde inşaatın bitirileceği konusunda uzlaşılmakla birlikte buna rağmen sözleşme ile üstlendiğiniz inşaat yapım işini gereği gibi ve zamanında yapmadığınız gibi, işi yarım bırakarak terk etmiş bulunmaktasınız.

3-) Diğer taraftan sözleşmede öngörülen sürede inşaatı tamamlamadığınız gibi inşaatın yapımını devam ettirme konusunda herhangi bir iradenizin olmadığı da aşikardır. Sözleşmede inşaatın yapımının bitirileceği konusunda anlaşılan sürenin üzerinden yaklaşık olarak …. Gün/Ay/Yıl geçmiş olup bu sürede herhangi bir işlem yapmadığınız ortadadır. Bu hususu bildirmek için defalarca kez tarafınız ile görüşmek için uğraşılmışsa da bir türlü iletişime geçilememiştir.

4-) Müvekkilimiz ile tarafınız arasında imzalanan sözleşmede de açık hüküm olarak “İnşaatın zamanında tamamlanmaması durumunda ….. TL cezai şart ve inşaatın tamamlanmasının geciktirilmesinden doğacak zararların ödeneceği” ne dair hüküm bulunmaktadır.

5-) Açıklanan tüm bu nedenlerle inşaatın gereği gibi ve zamanında tamamlanmaması ve tamamlanması konusunda herhangi bir faaliyet içerisinde de olmadığınızın görülmesi nedeniyle sözleşmeden döndüğümüz hususunu ve sözleşmede kararlaştırılan … TL cezai şartın ve aynı zamanda …. TL zararın işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde müvekkilimize ödenmesi hususunu, ödenmemesi halinde tüm yasal hakların kullanılacağını, yapılacak tüm masraflar ile avukatlık ücretinin tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz.. …/ …/ …

İhtar Eden Vekili

             Av. Salih BİROL

SAYIN NOTER;

Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba memur vasıtasıyla tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. …/ …/ …

                                                                                                          İhtar Eden Vekili

                                                                                                           Av. Salih BİROL

 

İhtarname (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi İleriye Etkili ) – 2

 

İHTARNAME

İHTAR EDEN                      :

VEKİLİ                                  :

İHTAR EDİLEN                   :

KONU                                   : … … Noterliği’nin …/…/… tarihli … yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin ileriye doğru feshi ile menfi zararlarımızın tazmini istemini içerir.

AÇIKLAMALAR                 :

1-) Müvekkilimiz ile tarafınız arasında imzalanmış bulunan … … Noterliği’nin …/…/… tarihli ve … yevmiye numaralı “Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi” uyarınca, halen müvekkilime ait bulunan … ili, … ilçesi, … mahallesi, … pafta, … ada, … parselde kain arsa niteliğindeki taşınmaz üzerine, özellikleri anılan sözleşmede ayrıntılı olarak belirtilmiş bulunan binayı sözleşmeye ve teknik verilere uygun olarak inşa ve sözleşme gereği müvekkilimize bırakılması öngörülen bağımsız bölümleri sözleşmede belirtilen süre sonunda teslim etme edimini yüklenmiş bulunuyorsunuz.

2-) Anılan sözleşmeye göre, …/…/… tarihinde tamamlanması öngörülen inşaat, öngörülen tarihte halen tamamlanmamış olup, inşaatın halihazırdaki tamamlanma oranı, %90 civarındadır. Ancak, yine de, sözleşmede belirtilen süre sonunda iskana uygun biçimde müvekkilimize teslimi mümkün olmamıştır.

3-) İnşaatın getirildiği seviyeyi de göz önünde bulundurmak suretiyle, anılan sözleşmeyi “ileriye etkili olarak” feshettiğimizi, bunun yanı sıra;

  • Sözleşmede belirtilen gecikme tazminatı karşılığı olarak, x TL;
  • Sözleşmenin kurulabilmesi ve kurulduktan sonra ifa edilebilmesi için müvekkilimiz tarafından yapılmış olan noter, tapu, yazışma vb. masraflar karşılığı olarak, xx TL;
  • Müvekkilimize ait olup, evvelce inşaatın yapılacağı arsa üzerinde bulunan ve inşaat nedeniyle yıkılan 3  katlı kargir/betonarme/ahşap evin bedeli karşılığı olarak, … TL;
  • İnşaat nedeniyle evi yıkılan müvekkilimizin kiraya çıkmak zorunda kalması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı kira bedellerine karşılık olarak, 20.000 TL;
  • Müvekkilimizin, tarafınızla yapılan sözleşmeye güvenerek, ret etmek zorunda kaldığı ve bir örneği ihtarname ekinde yer alan teklif nedeniyle uğradığımız zarar (yoksun kalınan kazanç) karşılığı olarak, …TL;
  • Aynı zamanda fenni verilere uygun olmayan inşaatın yıktırılarak yenisinin yaptırılması gerekeceğinden, yıkım masrafları karşılığı olarak ve yeni yaptırılacak inşaatın, sözleşme tarihinden bu yana geçen süre içinde maliyetlerde meydana gelen artış nedeniyle yükleyeceği ek mali külfete karşılık olarak, ….. TL;
  • Müvekkilimize ait arsanın sözleşmenin ifası süresince ekonomik amaçlara tahsis edilmesinin olanaksız hale gelmesi sonucu uğranılan zarar karşılığı olarak, … TL;
  • Sözleşmenin ifa süresi boyunca, inşaat işinin hızlandırılması amacıyla tarafınızla sık sık görüşme yapmak zorunda kalan müvekkilimin, tek başına faaliyet gösterdiği dükkanını aynı sıklıkla ve çoğu zaman gün boyu kapalı tutmasından kaynaklanan zararlar karşılığı olarak, …TL olmak üzere;

Toplam … TL’nin, ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren … gün içinde, ve temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesi ve ayrıca, konuya ilişkin olarak, tarafınıza şimdiye kadar yapılan ihtarları dikkate almayarak işin bu aşamaya gelmesine neden olmanız veçhile, maddi tazminatla sorumlu tutulacağınız ve söz konusu maddi tazminata ilişkin dava ve talep haklarımızın saklı olduğu hususlarını, önemle ve vekaleten ihtar ederim.

4-) İnşaatın halihazırdaki seviyesi göz önüne alınmak yoluyla, anılan sözleşmeden dolayı sahip olduğunuz alacak hakkının ayni hakka dönüşmesi veçhile, sözleşme ile tarafınıza bırakılacağı öngörülmüş olan bağımsız bölümlerden, değeri yapılan iş ile uygun orantılı olarak tespit edilecek olanın/olanların tapusu/tapuları, ödeme anında, tarafınıza verilecektir. …/…/…

İhtar Eden Vekili

Av. Salih BİROL

Sayın Noter,

İşbu ihtarnamenin üç nüsha olarak düzenlenmesini, bir nüshasının karşı taraf tebliğini, bir nüshasının dairenizde muhafaza edilmesini, tebliğ şerhli bir nüshasının ise tarafımıza verilmesini rica ederim. …/…/…

İhtar Eden Vekili

Av. Salih BİROL

 

Eser Sözleşmesine Dayalı Alacaktan Kaynaklı Cevap İhtarı – 3

İHTARNAME

İHTAR EDEN                                  :

VEKİLİ                                             :

KARŞI TARAF                                :

KONU                                           : …. … Noterliği’nden düzenlenen …../…../….. gün ve ……… yevmiye numaralı ihtarnameye cevabımıza ilişkindir

AÇIKLAMALAR     :

1-) Sayın Muhatap, …/…/…. tarihli ihtarnamede, müvekkilimizin yazılı sözleşme ile üstlendiği, tarafınıza ait …….. ……….. Yapı Kooperatifindeki villa ilgili olarak güçlendirme, iç ve dış dekorasyon işlerini gereği gibi ve zamanında yapmadığı, işi yarım bırakarak terk ettiği iddia edilerek sözleşmeden döneceğinizi belirtmiş bulunmaktasınız. Aşağıda açıklayacağımız nedenlerle ihtarname içeriğinde geçen iddiaların tümünü reddediyoruz.

2-) Dayanak sözleşmede ödeme planı düzenlenmiş; ödemelerdeki aksaklıkların yapım süresini uzatacağı ve aylık % …. fark ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yapılan ödemelerin tarihleri de belirtilmek suretiyle sözleşme arkasına taraflarca şerh ve paraf edilmiştir. Ödemelerinizi sözleşmeye uygun ve zamanında yapmadığınız bu yazılı belge ile sabit olduğu apaçık ortadadır. Söz konusu sözleşme karşılıklı iki tarafa borç yükleyen nitelikte olup kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan edimini yerine getirmesini talep etmesi hukuka uygun değildir.

3-) Yine ihtarnamede, proje hazırlanıp onay alınmadığı ileri sürülmektedir. Bu konu dayanak sözleşmede düzenlenmiş olup aynen “projeler karşılıklı tasdik edilecek ve gereken değişiklikler karşılıklı mutabık kalındıktan sonra değiştirilecektir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre yapılacak işler projelendirilmiş, mutabık kalınmış, taslaklar imzalanmak suretiyle onay alınmıştır. Dolayısıyla bu yöndeki iddialarınız da gerçeği yansıtmamaktadır.

4-) Öte yandan belirttiğiniz üzere proje aykırılık iddialarınızın da hukuki dayanağı yoktur. Çünkü müvekkil tarafınızca kendisine verilen talimatlar doğrultusunda iş yapan konumundadır. Teknik sorumluluğu üstlenmemiştir. Taslak projeler üzerindeki imzalarınız ile de bu husus sabittir. Zaten sözleşme hükmünden de anlaşılacağı üzere müvekkil üzerinde anlaşmaya vardığınız işleri ve değişiklikleri yapmıştır.

5-) Yapılan imalat bedelleri konusunda ise; bedeller hesaplanırken bu ilave işler ile birlikte yapılanların tümü değerlendirmeye alınmalıdır. Buna göre müvekkil alacaklı durumunda olup bu hakkı tüm zarar-ziyan hakları ile birlikte saklı tutulmaktadır.

6-) İddia ettiğiniz bir diğer hususta, müvekkilimizin bir süre önce işi bıraktığı ve inşaat mahallini terk ettiğine ilişkindir. Gerçekte bu hususta kooperatif de devreye sokulmak suretiyle müvekkilimizin çalışmaları tarafınızca engellenmiştir.

7-) Tespit ve ihtarname girişimleriniz de bunu doğrulmaktadır. Sözleşmenin imzasından ve işin yapımına başlanmasından bir müddet sonra ödemeler ve toptan bedelin çok yüksek olduğunu, düşürülmesini gerektiğini veya işi alıp başka firmaya vermek istediğinizi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğinizi, zaman zaman müvekkile ileterek tartışma açtığınız hususu da gerektiğinde ispatlanacaktır.

😎 Sayın Muhatap işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren … gün içinde müvekkilimizin sözleşmede yazılı bulunan adresinde veya büro adresimizde yapılacak toplantıda hazır bulunmanızı, yaptığınız ödemelerin karşılamadığı miktarı müvekkile nakden ödemenizi, uyuşmazlığın bu şekilde sulh yoluyla bitirilmesinin her iki taraf yararına olduğunu, aksi halde talepleriniz ve sözleşmeyi feshetmeniz hukuken haklı sayılamayacağından bu hususta tüm yasal hakların kullanılacağını, yapılacak tüm masraflar ile avukatlık ücretinin tarafınıza ait olacağını cevaben ihtar ederiz. …/ …/ …

İhtar Eden Vekili

              Av. Salih BİROL

 SAYIN NOTER;

Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba memur vasıtasıyla tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. …/ …/ …

                                                                                                          İhtar Eden Vekili

                                                                                                         Av. Salih BİROL

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshi konusu ile  ilgili daha detaylı bilgi için buraya tıklayarak iletişim sayfamızdan bize ulaşabilir, çalışma alanlarımızı incelemek için buraya tıklayabilirsiniz. 

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Eksik İşler Bedeli  Ve Nama İfaya İzin İstemi Dava Dilekçesi

 … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

DAVALI                               :

KONU                                   : Kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik ve kusurlu işler bedeliyle kira ve gecikme tazminatı alacağının tahsili ve nama ifaya izin verilmesi istemimize ilişkindir.

DAVA DEĞERİ                  : (Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

AÇIKLAMALAR               :

1-) Müvekkilimiz arsa sahibi ve davalı yüklenici arasında ../…/…. tarihinde …. Noterliğinin .. yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. (EK 1)

2-) Bu sözleşmeye göre davalı yüklenici, müvekkilimize ait … …. …../…. adresi … ada … parsel sayılı arsa üzerinde (EK 2) …/…/… tarihinde inşaat faaliyetlerine başlayacak, inşaat iş sahibine en geç …/…/…. tarihinde teslim edilecektir. Ancak davacı teslim tarihi üzerinden … ay geçmesine karşın inşaatı müvekkilimize teslim etmemiştir.

3-) Davalıya yapılan sözlü ihtarlara karşın cevap vermemesi üzerine; taraflarca yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 3. maddesinde belirtilen ; “İnşaatın sözleşme ile verilen 36 aylık süre boyunca bitirilmemesi üzerine yüklenici bir kereye mahsus olmak üzere arsa sahibinden 12 aylık ek süre isteyebilir. Yüklenicinin 12 aylık ek süre içinde inşaatın bitirilmemesi halinde kendisine bırakılan dairelerden bir tanesi uğranılan zarar ve ziyanın karşılığı olmak üzere mülk sahibine bırakılacaktır.” ifadesine istinaden,  kendisine …/…/… tarihinde …. Noterliğinin .. yevmiye numarası ile son bir ek süre verilmesi ve inşaatı teslim etmesi için ihtarname yollanmıştır. (EK 3) Ancak davalı, kendisine tanınan ek süre içerisinde de inşaat ile ilgili hiçbir faaliyette bulunmayıp müvekkilimize teslim etmemiştir.

4-) Sözleşmede kararlaştırılan teslim süresi dolmasına rağmen inşaatın teslim edilememesinden dolayı müvekkilimiz halen kiracı olarak oturduğu …. … …./…. adresinde … – TL kira bedelini ödemeye devam etmekte olup bu durum maddi açıdan kendisine zarar vermektedir. (EK 4)

5-) Ortaya koyduğumuz bu sebeplerle, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) arsa sahibi müvekkilimiz için nama ifaya izin verilmesini,…. – TL eksik ve kusurlu işler bedeli ile ….- TL kira ve gecikme tazminatının davalıdan alınarak tarafımıza ödetilmesi amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                  : 6098 S. K.  m. 113, 470, 471, 473; 6100 S. K. m. 1, 2,5, 6, 10, 107.

HUKUKİ DELİLLER                    :

  1. …/…/… tarihli … Noterliğinin … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşme örneği
  2. Tapu Kaydı
  3. …Noterliğinin … yevmiye numaralı ihtarnamesi
  4. …/…/… tarihli kira sözleşmesi ve banka dekontları

SONUÇ VE İSTEM                                    : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle inşaattaki mevcut  eksikliklerin arsa sahibi tarafından yüklenici nam ve hesabına ikmali için, müvekkilimiz arsa sahibi adına nama ifaya izin verilmesine, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere)…. -TL eksik ve kusurlu işler bedeliyle, … -TL kira ve gecikme tazminatı alacağının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  …/ …/ …

EKLER:       

  1. …/…/… tarihli … Noterliğinin … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşme örneği
  2.  Tapu Kaydı
  3.  …Noterliğinin … yevmiye numaralı ihtarnamesi
  4. …/…/… tarihli kira sözleşmesi ve banka dekontları
  5.  Bir adet onaylı vekaletname örneği.

                                                                                                               Davacı Vekili

                                                                                                            Av. Salih BİROL

                                                                                                            

Tazminat Davası ( Müteahhidin İnşaati Yarım Bırakarak Terketmesi)

 

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

DAVALI                               :

KONU                                   :  …………… Mahallesi …. Pafta, …. Ada, …. ve …. parselde davalının yapımını üstlendiği inşaat yapım işini yarım bırakarak terk etmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan …. TL. cezai şartın ve ve inşaatın tamamlanmasının geciktirilmesinden doğan ….. TL. zararın tazmini istemimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ                  : (Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

AÇIKLAMALAR               : 1-) Davacı müvekkilimiz ile davalı arasında yapılan …/…/…. tarihli sözleşmeye göre, davalı müteahhit, …………… Mahallesi …. Pafta, …. Ada, …. ve …. parselde inşaat yapım işini üstlenmiş bulunmaktadır. (EK – 1) Ekte de yer alan sözleşmeden de görüleceği gibi inşaat yapım işinin bitirilmesi öngörülen süre hususunda …/…/…. tarihi bakımından taraflar arasında gerekli anlaşma sağlanmış olup buna rağmen davalı sözleşme ile üstlendiği inşaat yapım işini gereği gibi ve zamanında yapmadığı gibi, işi yarım bırakarak terk etmiş bulunmaktadır.

2-) Diğer taraftan sözleşmede öngörülen sürede inşaat tamamlamadığını gibi inşaatın yapımını devam ettirme konusunda davalının herhangi bir iradesinin de olmadığı aşikardır. Bu hususa ilişkin olarak …. Mahkemesi’nin …./…. Değişik iş sayılı dosyası ile inşaatın durumuna ilişkin yaptırılan tespite dair dava dosyası fotokopisi de ektedir. (EK – 2 )

3-) Sözleşmede inşaatın yapımının bitirileceği konusunda anlaşılan sürenin üzerinden yaklaşık olarak …. ay geçmiş olup bu sürede herhangi bir işlem de yapılmadığı ortadadır. Davalı tarafa da ….. noterliğinin ….. sayılı ihtarnamesi gönderilerek bu husus davalı tarafın da bilgisine sunulmuştur. (EK – 3)

4-) Ekte sunulan sözleşmede de açık hüküm olarak bulunan “İnşaatın zamanında tamamlanmaması durumunda ….. TL cezai şart ve inşaatın tamamlanmasının geciktirilmesinden doğacak zararların müteahhit tarafından ödeneceği”ne dair hüküm bulunmaktadır.

5-) Açıklanan tüm bu nedenlerle inşaatın gereği gibi ve zamanında tamamlanmaması ve davalının da tamamlanması konusunda herhangi bir faaliyet içerisinde de olmadığınızın görülmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan … TL cezai şartın ve aynı zamanda …. TL zararın davalıdan alınarak tarafımıza ödetilmesi amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 6098 S. K. m. 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486. 6100 S. K. m. 1, 2, 5.

HUKUKİ DELİLLER       :

  • Davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşme örneği
  •  …. Mahkemesi’nin …./Değişik iş sayılı dosya fotokopisi
  •  ….. noterliğinin ….. sayılı ihtarnamesi
  • Bilirkişi İncelemesi

SONUÇ VE İSTEM                        : Açıklanan tüm bu nedenlerle inşaatın gereği gibi ve zamanında tamamlanmaması ve davalının da tamamlanması konusunda herhangi bir faaliyet içerisinde de olmadığınızın görülmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan … TL cezai şartın ve aynı zamanda …. TL zararın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ … 

EKLER:

  1. Davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşme örneği
  2.   …. Mahkemesi’nin …./…. Değişik iş sayılı dosya fotokopisi
  3.  ….. noterliğinin ….. sayılı ihtarnamesi
  4.  Bir adet onaylı vekaletname örneği                                                               

                                                                                                                Davacı Vekili

                                                                                                            Av. Salih BİROL

 

Hatalı İmalattan (Ayıplı Mal) Kaynaklanan Zararın Tahsili İstemi Dava Dilekçesi Örneği

 

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

DAVALI                               :

KONU                             :  …………… Mahallesi …. Pafta, …. Ada, …. ve …. parselde davalı …. Yapı Kooperatifi’nin yapımını üstlendiği konutların hatalı imalatı sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ                  : (Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

 AÇIKLAMALAR               :

1-) Müvekkilimiz, …. Yapı Kooperatifi’nin ortağı olup (EK 1) davali kooperatifin dava dışı yüklenici …. isimli şirkete yaptırdığı konutlar …. yılında meydan gelen depremde zarar görerek kullanılamaz hale gelmişlerdir. Bu konuda …. Mahkemesi’nden almış olduğumuz tespit kararı dilekçemiz ekinde yer almaktadır. (EK 2)

2-) Davalı kooperatifçe inşa edilen konutların depremde yıkılarak oturulamaz hale geldiği mahkemenin tespiti ile de sabit olmuş olup yapı kooperatifinin, akçalı yükümlülüklerini yerine getiren ortağına oturmaya elverişli konut vermek zorunda olduğu, teslim ettiği konutun ayıp ve eksikliklerinden sorumlu olduğu kuşkusuzdur.

3-) Davalı kooperatife konutunda oluşan zararları gidermesi için müvekkilimiz adına …. Noterliği’nin …. yevmiye numaralı ihtarnamesi (EK 3) ile … gün süre tanınmış olduğu halde kendisine konutlarda oluşan hasarların giderilebilir olduğu belirtilip bugün yarın tamiratlara başlayacağız diyerek oyalanmış ve bugüne kadar da herhangi bir onarım çalışması yapılmamıştır.

4-) Müvekkilimiz yaşadıkları deprem korkusunun yanında, yıllardır çalışmaları karşılığı yapmış oldukalrı birikimlerle girdikleri davalı kooperatife güvenerek depreme dayanıklı olduğu garantisi verilen konutları almış ve bütün birikimlerini kaybetmiş; depremden bu yana yaklaşık … aydır baba evinde sığıntı gibi yaşamakta olup manevi yönden çökmüş durumdadır.

5-) Açıklanan tüm bu nedenlerle …. TL maddi ve …. TL manevi zararın davalıdan alınarak tarafımıza ödetilmesi amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 6098 S. K. m. 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486; 1163 S. K. m. 1; 6100 S. K. m. 1, 14.

HUKUKİ DELİLLER       :

  • 1-) Ortaklık Sözleşmesi
  • 2-) …. Mahkemesi’nin …/… Değişik İş sayılı tespit kararı
  • 3-) …/…/…. Tarihli ……   Noterliğinden çekilen ihtarname
  • 4-) Bilirkişi İncelemesi                                      

SONUÇ VE İSTEM                        : Açıklanan tüm bu nedenlerle inşaatın gereği gibi ve zamanında tamamlanmaması ve davalının da tamamlanması konusunda herhangi bir faaliyet içerisinde de olmadığınızın görülmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan … TL cezai şartın ve aynı zamanda …. TL zararın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ … 

                                                                                                 

                                                                                                              Davacı Vekili

                                                                                                           Av. Salih BİROL

 

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Gereğince Eksik İşler Bedelinin Tahsili Davası (Arsa Payı Oranında)

 

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

DAVALI                               :

KONU                                  :Kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik işler bedelinin müvekkilin arsa payı karşılığında davalı yükleniciden tahsili istemimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ                  : (Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

AÇIKLAMALAR               :

1-) Müvekkilimiz arsa sahibi ve davalı yüklenici arasında ../…/…. tarihinde …. Noterliğinin .. yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. (EK 1)

2-) Bu sözleşmeye göre davalı yüklenici, müvekkilimize ait … …. …../…. adresi … ada … parsel sayılı arsa üzerinde (EK 2) …/…/… tarihinde inşaat faaliyetlerine başlayacak, inşaat iş sahibine en geç …/…/…. tarihinde teslim edilecek olup, sözleşmede ayrıca bahse konu taşınmaza yönelik olarak yüklenicinin çevre düzenlenmesi de yapacağı kararlaştırılmıştır. Ancak davalı yüklenici davaya konu olan inşaatı sözleşmede kararlaştırılan sürede bitirmediği gibi, yine sözleşmede kararlaştırılan çevre düzenlemesi edimini de yerine getirmemiştir.

3-) Davalıya yapılan sözlü ihtarlara karşın cevap vermemesi üzerine; kendisine …/…/… tarihinde …. Noterliğinin .. yevmiye numarası ile son bir ek süre verilmesi ve sözleşme ile üzerine düşen edimi yerine getirmesi için ihtarname yollanmıştır. (EK 3) Ancak davalı, kendisine tanınan ek süre içerisinde de çevre düzenlemesi ile ilgili hiçbir faaliyette bulunmayıp müvekkilimize teslim etmemiştir.

4-) Sözleşmede kararlaştırılan çevre düzenlenmesi yapılması işinin yerine getirilmemesi sebebiyle, müvekkilimiz ….. TL ödeyerek, kira masrafından kurtulup bir an önce kendi evine taşınmak için çevre düzenlenmesini yaptırmış ve nihayetinde …./…/… tarihinde evine taşınabilmiştir. (EK 4)

5-) Ortaya koyduğumuz bu sebeplerle, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) arsa sahibi müvekkilimizin arsa payı oranında …. – TL eksik ve kusurlu işler bedeli ile ….- TL kira ve gecikme tazminatının davalıdan alınarak tarafımıza ödetilmesi amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                  : 6098 S. K.  m. 113, 470, 471, 473; 6100 S. K. m. 1, 2,5, 6, 10, 107.

HUKUKİ DELİLLER                    :

  • 1-) …/…/… tarihli … Noterliğinin … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşme örneği
  • 2-) Tapu Kaydı
  • 3-) …Noterliğinin … yevmiye numaralı ihtarnamesi
  • 4-) Banka dekontları

SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle eksik iş bedelinin tahsilinin müvekkilin arsa payı oranında, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  …/ …/ …

                                                                                                                 Davacı Vekili

                                                                                                             Av. Salih BİROL

 

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan Kira Kaybı Ve Gecikme Tazminatının Tahsili Dava Dilekçesi

 

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

DAVACI                               :

VEKİLİ                                :

DAVALI                               :

KONU                                   : Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı ve kira kaybının fesih tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemidir.

AÇIKLAMALAR               :

1-) Müvekkilimiz arsa sahibi ile davalı yüklenici taraf arasında, ……/…./…tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. (EK – 1)

2-) Taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, davalı yüklenici kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş ve taşınmazı %….. seviyesinde yarım bırakarak terk etmiştir. Davalı yüklenici iş bu sözleşme gereğince taşınmazı …./…/… tarihinde tam ve eksiksiz olarak teslim edecek olmasına rağmen, ne taşınmazı tamamlamış ne de sözleşmede belirlenen tarihte teslim etmiştir.

3-) Müvekkilimiz davaya konu taşınmazın zamanında ve tam olarak teslim edilmemesi nedeniyle taşınmazdan istediği verimi alamamış, üstelik yaşadığı maddi kayıp yanında bir de manevi üzüntü duymuştur. Yaşanılan bu maddi ve manevi sıkıntıların sona ermesi adına, …/…/… tarihinde taşınmazın eksik işlerinin tamamlanması ve teslimi adına ……Noterliği’nin …. Yevmiye nolu ihtarnamesiyle bir ihtarname göndermişse de, davalı yükleniciden herhangi bir cevap gelmemiş üstelik ihtara konu olan edimler de yerine getirilmemiştir. (EK – 2)

4-) Yukarıda izahına çalışılan sebeplerle, davalı yüklenicinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen …/…/… tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile, uğranılan …. TL kira kaybı ve gecikme tazminatının tazmini için Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 6098 S. K. m. 470, 471, 473.

HUKUKİ DELİLLER        :

1-Taraflar arasında düzenlenen …/…/… tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi

2-……Noterliği’nin …. Yevmiye nolu ihtarnamesi

3-Bilirkişi İncelemesi

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, davalı yüklenicinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen …/…/… tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile uğranılan …. TL kira kaybı ve gecikme tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tazminine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, vekaleten talep ederiz…./…/…

Davacı Vekili

Av. Salih BİROL

 

Tehdit Suçu ve Cezası Nedir?

Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilir.

Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir. Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilir.

İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.

Şikayet hakkının hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için, şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir.

Suç duyurusunda bulunulurken söz konusu suçun yasada sayılan maddi ve manevi unsurları değerlendirilmeli, suçun bütün unsurlarıyla ortaya çıktığına ilişkin iddialar maddeler halinde, gerçeğe uygun bir bütünlük içerisinde ortaya konmalı, kişisel değerlendirmelerden ve hukuki sorumluluk doğurabilecek ifadelerden kaçınılmalıdır.

Tehdit Suçu ve Cezası  

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur (5237 S. K. m. 106).

Tehdidin;

  1.  Silahla,
  2. Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
  3. Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  4. Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (5237 S. K. m. 106).

Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir (5237 S. K. m. 106).

 

Silahla Tehdit ve Hakaret Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği 

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

YAKINAN

:

……….

VEKİLİ

:

……….

ŞÜPHELİ

:

……….

SUÇ

:

Silahla Tehdit ve Hakaret Suçları

SUÇ TARİHİ

:

 

AÇIKLAMALAR               :

 1-) Müvekkilim … … … adresinde bulunan konutunda doğal gaz dönüşümü yaptırmak istemiş ve bu amaçla evde çalışmalara başlanmıştır. …/…/… tarihinde zemin karolarının kırılması sırasında çalışan hiltinin gürültüsünden rahatsız olan ve müvekkilin konutunun alt katında ikamet eden … … alt katın tavanına vurmuş ve bağırmış, bunun üzerine müvekkilim durumu anlatmak üzere … …’nin kapısına gitmiştir.

2-) Müvekkilim adabınca özür dileyerek çalışmanın iki gün içerisinde biteceğini anlatmaya çalışmışsa da şüpheli … … asabi davranışlarıyla ortamı germiştir. Karşılıklı bağrışmaya dönüşen tartışmanın ortasında şüpheli … … bir ara içeri girmiş ve hemen ardından elindeki bıçakla geri dönmüş, bıçağı müvekkilime doğrultarak “O makine bugün bir kez daha çalışırsa sonuçlarına katlanırsın!  Sıkıyorsa çalıştır! Çalıştırmayan şerefsizdir! Sende o g.t var mı?!” şeklinde sözler sarfederek bağırmıştır. Olaya şüphelinin karşı komşusu … … ve eşi … …  ile apartman kapıcısı … … de tanık olmuştur.

3-) Yukarıda anlattığımız oluşa göre müvekkilime karşı silahla tehdit ve hakaret suçlarını işlemiş bulunan … … hakkında şikayetçiyiz ve dava açılmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER      : 5237 S. K.  m. 106, 125 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : Tanık beyanları ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüphelinin müvekkilime karşı gerçekleştirmiş olduğu fiiller nedeniyle cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.  ……….

Yakınan Vekili

   Avukat Salih BİROL

Silahla Tehdit Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği 

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

                                                                                                                     

YAKINAN   

:

……….

VEKİLİ

:

……….

……….

ŞÜPHELİ

:

……….

SUÇ

:

Silahla Tehdit

SUÇ TARİHİ          

:

…/../…

AÇIKLAMALAR               :

1-) Müvekkilimiz … … … adresinde bulunan konutunda doğal gaz dönüşümü yaptırmak istemiş ve bu amaçla evde çalışmalara başlanmıştır. …/…/… tarihinde zemin karolarının kırılması sırasında çalışan hiltinin gürültüsünden rahatsız olan ve müvekkilin konutunun alt katında ikamet eden şüpheli … … ile tartışma yaşamıştır.

2-) Şüphelinin yaşanan bu tartışmanın gerçekleştiği akşam müvekkilimizin  evinin önüne akşam …:… saatlerinde alkollü olarak gelerek müvekkilimiz ve aile fertlerine karşı olarak “bu gece seni öldüreceğim, bu gece hepinizi temizleyeceğim… Sıkıyorsa ondan sonra bir daha gürültü yap bakalım” gibi sözler söyleyerek önce tüfeği müvekkilimize doğru yöneltip, daha sonra da havaya doğru iki el ateş etmiştir.

3-) Yukarıda anlattığımız oluşa göre müvekkilimize karşı silahla tehdit işlemiş bulunan şüpheli … … hakkında belirtilen suçun oluşmuş bulunmasından dolayı şikayet dilekçesinin verilmesi zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER      : 5237 S. K.  m. 106 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : Tanık beyanları ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM            : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüphelinin müvekkilimize karşı gerçekleştirmiş olduğu fiiller nedeniyle cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

Yakınan Vekili

   Avukat Salih BİROL

                                              

BKNZ.

4.CD 2011/4806 E. 2011/4935 K.

YCGK. 2010/4-199 E. 2010/249 K.

4.CD 2010/3999 E. 2010/5160 K.

4.CD 2010/15709 E. 2010/12345 K.|D1149|

Tehdit Suçu Yargıtay Kararı -1

T.C. YARGITAY, 4.Ceza Dairesi , Esas: 2011/4806, Karar: 2011/4935, Karar Tarihi: 12.04.201

TEHDİT SUÇU – EYLEMİN SİLAHLA YAPILMASI – SANIĞIN OLAY ÖNCESİ TARTIŞTIĞI MÜŞTEKİLERİN EVİNİN ÖNÜNE ALKOLLÜ GELMESİ – EN AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SİLAHLI TEHDİT SUÇUNDAN DOLAYI MAHKUMİYET KARARI VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Sanığın olay öncesi tartıştığı müştekilerin evinin önüne akşam saatlerinde alkollü olarak gelerek müştekilere karşı <bu gece seni öldüreceğim, bu gece hepinizi temizleyeceğim> gibi sözler söyleyerek önce tüfeği müşteki N.’e doğru yöneltip, sonrada havaya doğru iki el ateş etmek suretiyle gerçekleştiği kabul edilen eyleminin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla yakınana karşı işlenen zincirleme silahlı tehdit ve kuşku, kaygı, panik yaratacak şekilde silahla ateş etme suçlarını oluşturacağı ancak, en ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yasal olmayan hukuki nitelendirme ile silahlı tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirir.

(5237 S. K. m. 43, 44, 51, 106)

Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanığın olay öncesi tartıştığı müştekilerin evinin önüne akşam saatlerinde alkollü olarak gelerek müştekilere karşı <bu gece seni öldüreceğim, bu gece hepinizi temizleyeceğim> gibi sözler söyleyerek önce tüfeği müşteki N.’e doğru yöneltip, sonrada havaya doğru iki el ateş etmek suretiyle gerçekleştiği kabul edilen eyleminin, TCY.’nın 106/2-a, 43/2. maddelerine uyan, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla yakınana karşı işlenen zincirleme silahlı tehdit ve kuşku, kaygı, panik yaratacak şekilde silahla ateş etme suçlarını oluşturacağı ancak, TCY.’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yasal olmayan hukuki nitelendirme ile silahlı tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,

2- Kabule göre de, sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kumlan hüküm yönünden;

Sanığın, 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin adli sicil kaydının bulunmaması karşısında, 5237 sayılı TCY.’nın 51. maddesinin uygulama olanağının, <sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık> ölçütüne göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, suçun işleyiş biçimi, kişiliği, suç sebep ve saikleri, kastın yoğunluğu gibi yasal olmayan gerekçeyle hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık B.A. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tehdit Suçu Yargıtay Kararı -2

T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu , Esas: 2010/4-199, Karar: 2010/249, Karar Tarihi: 07.12.2010

TEHDİT SUÇU – HÜKMÜN SANIĞA TEBLİĞİNİN GEÇERLİ OLUP OLMADIĞI – SANIĞIN ADRESİNİN ARAŞTIRILMASI İÇİN EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE MÜZEKKERE YAZILMASI – MÜZEKKEREDE SANIĞIN SADECE İDDİANAMEDE BELİRTİLEN ADRES BİLGİLERİNE YER VERİLDİĞİ

ÖZET: Tebligat Yasası’nın 35. maddesi gereğince sanığa gerekçeli kararın tebliği, maddenin uygulanma koşulları bulunmadığından geçersiz olup, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin yasal süresinde yapıldığının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 106) (5271 S. K. m. 37, 98, 199, 296) (4721 S. K. m. 19) (7201 S. K. m. 32, 35) (5490 S. K. m. 1) (Tebligat Tüzüğü m. 13) ……….

…….. TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay C. Başsavcılığı ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; hükmün sanığa tebliğinin geçerli olup olmadığı, buna bağlı olarak da, Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının onanmasına dair kararının isabetli bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde;

Sanığın kolluk görevlilerince beyanının saptandığı 13.06.2007 tarihli şüpheli ifade tutanağında;

İkamet adresinin, Dadaşkent E… Yapı Kooperatifi C Blok Kat:3, No:5 Erzurum; İş adresinin ise, Erzurum iş Merkezi K/1, No:53 Hikmet Kırtasiye Erzurum, şeklinde belirlendiği, ayrıca cep ve sabit telefon numaralarının da saptandığı,

İddianamede de bu tutanaktaki ikamet adresinin belirtildiği,

İddianame ve duruşma günü bilgilerini içeren davetiyenin belirtilen adrese tebliğ için gönderildiği, bu adrese giden posta görevlisince davetiyenin, <muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı ve mahalle muhtarlığındaki kayıtlarda ismine rastlamadığının muhtarın vermiş olduğu tasdikli imzalı beyanından anlaşıldığı> açıklaması ile mahkemesine iade edildiği,

Mahkemece 07.07.2008 tarihli oturumda sanığın adresinin araştırılması için Erzurum Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı,

09.07.2008 tarihli adres araştırması için yazılan müzekkerede sanığın sadece iddianamede belirtilen adres bilgilerine yer verildiği, iş adresi ve telefon bilgilerine yer verilmediği,

Bu ara kararı gereğince sanığın adres araştırmasını yapan kolluk görevlileri M. C. ve Ö. S. tarafından düzenlenen 22.07.2008 günlü tutanakta: <E… Yapı Kooperatifi, C Blok Kat 3, No:5 sayılı yerde sanığın ikamet etmediği, adreste T. Ö. ve S. H. isimli şahısların ikamet ettiği, çevreden ve komşulardan sorulduğunda sanığın tanınmadığının …> belirtildiği,

Mahkemece 11.11.2008 tarihli duruşmada sanığın savunmasının tespiti için hakkında CYY’nın 199 ve 98. maddeleri gereğince yakalama emri çıkartıldığı,

Sanık hakkında çıkarılan yakalama emrinin 19.01.2009 günü infaz edildiği,. 19.01.2009 günü yakalanan sanık hakkında re’sen celse açılarak savunmasının saptandığı ve sanığın salı verilerek duruşmanın 26.02.2009 gününe bırakıldığı,

Sanığın savunmasının saptandığı 19.01.2009 günlü duruşmada, yine adresinin E… Yapı Kooperatifi, C Blok, Kat 3, No: 5 Dadaşkent/ Erzurum olarak tutanağa geçirildiği,

26.02.2009 günü ise sanığın yokluğunda karar verilerek, gerekçeli kararın yine bu adrese tebliğe çıkarıldığı,

24.04.2009 günü bu adrese giden Posta Dağıtıcısı tarafından, tebligat mazbatasına <Gösterilen adreste muhatabın tanınmadığı, D. A. H.’nun sözlü beyanıyla anlaşılmış ilgili mahalle muhtarlığında kaydı olmadığı …> gerekçesiyle tebligat evrakını n mahkemesine iade edildiği,

Mahkemece bu kez aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligat görevlisinin 16.05.2009 günü bu adresin kapısına tebligat evrakını yapıştırarak tebliğ işlemini gerçekleştirdiği,

Hükmün 26.05.2009 tarihinde kesinleştirilerek 27.05.2009 tarihinde infaza gönderildiği,

Sanığın 03.08.2009, 12.10.2009 tarihli dilekçelerine Yakutiye Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünden almış olduğu <Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesi> başlıklı belgeleri sunduğu, bu belgelerden Sanığın Erzurum, Aziziye İlçesi, A… Mahallesi, E… Sokak, Dış Kapı No: 4, Kapı No: 6 sayılı yerde oturduğu bilgilerine yer verildiği, sanığın hükmün kendisine tebliğ edilmediğini belirterek, temyiz istemi ve infazın durdurulması talebinde bulunduğu,

Sanığın temyiz isteminin Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesince 28.09.2009 gün ve 412-130 sayı ile, 5271 sayılı CYY’nın 296/1. maddesi uyarınca red edildiği, sanığa 09.10.2009 tarihinde tebliğ edilen red kararının da sanık tarafından yasal süresi içinde 12.10.2009 tarihinde temyiz edildiği, Özel Dairece yapılan incelemede, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onandığı, anlaşılmaktadır.

<Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti> başlığını taşıyan 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 35. maddesi; <Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır> hükmünü taşımaktadır.

Tebligat Yasası’nın 35. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları uyarınca yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için, ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere bu adreste yasanın gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması, ilgilinin adresini değiştirmesine karşın yeni adresini yargı yerine bildirmemesi ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilememesi gerekmektedir.

Somut olayda, sanığın soruşturma aşamasında saptanan <E… Yapı Kooperatifi, C Blok Kat 3, No: 5 Dadaşkent/Erzurum> adresinde kendisine hiçbir tebliğ yapılmamış olup, sanığın bu adreste ikamet etmediği, duruşma davetiyesine ilişkin tebliğ belgesine verilen yanıt, kolluk görevlileri M. C. ve Ö. S. tarafından düzenlenen 22.07.2008 tarihli tutanak ve 24.04.2009 tarihli tebligat mazbatasına verilen meşruhatla sabittir. Bu itibarla 16.05.2009 tarihinde yapılan tebliği 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları kapsamında geçerli saymak olanaksızdır.

Sanığın savunmasının saptandığı 19.01.2009 günlü oturumda adresi, <E… Yapı Kooperatifi, C Blok, Kat 3, No: 5 Dadaşkent/Erzurum> olarak saptanmış ise de, bu belirleme 7201 sayılı Yasanın 35. maddesinin 4. fıkrası kapsamında kabul edilemez, zira sanığın saptanan bu adreste ikamet etmediği daha önceden yapılan araştırma ile sabittir. Nitekim mahkemece de, bu adreste sanığa tebliğ yapılamaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılarak, savunması saptanabilmiştir. Hal böyle iken tutanaktaki bu beyanın sehven yazıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğundan, 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35/4. maddesi hükmünün de somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Görüldüğü gibi 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 35. maddesi gereğince sanığa gerekçeli kararın tebliği, maddenin uygulanma koşulları bulunmadığından geçersiz olup, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin, aynı Yasanın 32. maddesi gereğince yasal süresinde yapıldığının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla Yerel Mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin verilen karar ile bu kararı onayan Özel Daire ilamı isabetsiz olup, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.06.2010 gün ve 12215-12321 sayılı, temyiz isteminin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Kurul Üyesi, yapılan tebliğin yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddi yönünde oy kullanmışlardır.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.06.2010 gün ve 12215-12321 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2010 günü yapılan müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.

Tehdit Suçu Yargıtay Kararı -3

T.C. YARGITAY, 4.Ceza Dairesi, Esas: 2010/3999, Karar: 2010/5160, Karar Tarihi: 24.03.2010

SİLAHLA TEHDİT SUÇU – HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARINA KARŞI İTİRAZ YASA YOLUNUN ÖNGÖRÜLDÜĞÜ – DENETİM YETKİSİNİN YALNIZCA KOŞULLARIN İNCELENMESİYLE SINIRLI OLDUĞU – MAHKEMELERİN KENDİLİĞİNDEN YARGILAMA YAPAMAYACAKLARI

ÖZET: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yolu öngörülmüş ve bu nedenle itirazı incelemekle görevli merciin denetim yetkisinin yalnızca bu karara ilişkin objektif ve sübjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemekle sınırlı bulunduğu kabul edilmekte ise de, hukuk sistemimizde, bir ceza uyuşmazlığının mahkemenin önüne cumhuriyet savcılığınca düzenlenen iddianame ile veya kanunlarca yetkili kılınan merciin kararıyla getirilmesi zorunlu bulunup, mahkemelerin kendiliğinden bir iddia ile ilgili olarak yargılama yetkisinin bulunamayacağı ve hükmün ancak iddianamede gösterilen fiil hakkında verilebileceği gözetilmeksizin, dava açılmayan eylem hakkında mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

(5237 S. K. m. 62, 106) (5271 S. K. m. 225, 231, 309) (5560 S. K. m. 23)

Dava: Silahla tehdit suçundan sanık S’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 62/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair K. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2009 tarihli ve 2007/54 esas, 2009/62 sayılı kararına karsı yapılan itirazın reddine ilişkin Ç. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/962 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 28.01.2010 gün ve 4561 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 gün ve 23305 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede <Dosya kapsamına göre, K. Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2007 tarihli ve 2007/344 soruşturma, 2007/130 esas, 2007/41 sayılı iddianamesi ile sanıklardan O. T.’ın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından, diğer sanık S.’un ise hakaret suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, mahkemece her iki sanık hakkında hakaret suçundan açılan davaların şikayetten vazgeçme sebebiyle düşürülmesine, sanık S. hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava olmadığı halde, adı geçenin silahla tehdit suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırıldığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.> denilmektedir.

Karar: Gereği görüşüldü;

5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY. nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; mağdurun zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunan hukuksal bir kurumdur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yolu öngörülmüş ve bu nedenle itirazı incelemekle görevli merciin denetim yetkisinin yalnızca bu karara ilişkin objektif ve sübjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemekle sınırlı bulunduğu kabul edilmekte ise de, hukuk sistemimizde, bir ceza uyuşmazlığının mahkemenin önüne cumhuriyet savcılığınca düzenlenen iddianame ile veya kanunlarca yetkili kılınan merciin kararıyla getirilmesi zorunlu bulunup, mahkemelerin kendiliğinden bir iddia ile ilgili olarak yargılama yetkisinin bulunamayacağı ve 5271 sayılı CYY. nın 225/1. maddesi uyarınca da hükmün ancak iddianamede gösterilen fiil hakkında verilebileceği gözetilmeksizin, dava açılmayan eylem hakkında mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı görüldüğünden,

Sonuç: 5271 sayılı CYY. nın 309/4. maddesi uyarınca; K Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2009 tarihli ve 2007/54 esas 2009/62 sayılı kararının ve Ç. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/962 değişik iş sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin K. Asliye Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine 24.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Tehdit Suçu Yargıtay Kararı -4

T.C. YARGITAY, 4.Ceza Dairesi, Esas: 2010/15709, Karar: 2010/12345, Karar Tarihi: 23.06.2010

TEHDİT SUÇU – YASA YARARINA BOZMA İSTEMİ – SANIK HAKKINDA YARALAMA VE KAVGADA SİLAH ÇEKME SUÇLARINDAN DOLAYI DAVA AÇILDIĞI – SANIK HAKKINDA TEHDİT SUÇU NEDENİYLE AÇILMIŞ BİR DAVA BULUNMAMASINA KARŞIN MAHKUMİYET HÜKMÜ KURULMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Yasa yararına bozma isteğine konu dosyada, açıklanan iddianame içeriğine göre hangi sanık hakkında hangi eylemden dolayı dava açıldığının belirli olmadığı, fakat sevk maddelerine göre sanık M… T… hakkında yaralama ve kavgada silah çekme suçlarından dolayı dava açıldığının belirtildiği, mahkemenin ise kavgada silah çekme suçunun yaralamaya teşebbüs olarak nitelik değiştirdiğinin kabul edilmesine karşın, yaralama suçu nedeniyle hüküm kurulmadığı, fakat sanığın savunmasının alındığı tarihe göre beş yıllık dava zamanaşımının dolduğu ve bu hususta mahkemesince düşme kararı verilebileceğinin anlaşıldığı, diğer taraftan bu sanık hakkında tehdit suçu nedeniyle açılmış bir dava bulunmamasına karşın mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bulunmuştur.

(5237 S. K. m. 29, 35, 50, 52, 62, 86, 106) (5271 S. K. m. 225, 309) (765 S. K. m. 102)

Dava: Tehdit suçundan sanık M… T…’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1, 29, 62/1, 50/1, 52/2.maddeleri uyarınca 1.800.00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kahramanmaraş 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.06.2008 tarihli ve 2004/589 esas, 2008/727 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.05.2010 gün ve 2010/29919 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2010 gün ve 2010/121810 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Karar: Tebliğnamede <Tüm dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1.maddesindeki <Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.> şeklindeki düzenlemeye göre, 28.05.2004 tarihli Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanık hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava olmadığı gibi, iddianame anlatımında da tehdit eyleminden bahsedilmediği halde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir> denilmektedir.

Gereği görüşüldü;

İncelenen dosyada, 28.5.2004 tarihli iddianamenin sevk maddesinde sanıklardan M… T… hakkında yaralama ve kavgada silah çekme suçları nedeniyle, M… B… hakkında yaralama ve A. B…… adındaki sanık hakkında tehdit suçu nedeniyle kamu davasının açıldığı belirtilmesine karşın, davaya konu eylemlerin anlatıldığı bölümde;

<Olay günü saat 14’00 sıralarında işyeri önünde otururken sanıkların müştekiyi M… B…’in silah çektiğini, ellerinde sopalarla saldırdıklarını, kendini korumak için dükkana girdiğini sanıkların da ayakkabı dükkanına girip emanetin 2004/505 sırasında kayıtlı ekmek bıçağı ile M… T…’un yaralayıp sopa ile dövdükleri dövdüklerini kendisini darp eden sanıklardan M… B…’in elindeki sopa ile saldırdıkları bu nedenle sanıklardan şikayetçi olduğunu incelenen hazırlık evrakı, sanıkların ikrarı, doktor raporları, dinlenen tanık beyanlarına göre sanıkların suçu sübut bulunmakla……> şeklinde olayın açıklandığı, bu anlatıma göre hangi sanık hakkında hangi eylem nedeniyle dava açıldığının belirli olmamasına karşın, sevk maddelerine göre mahkemenin; sanıklar M… B…’in ve M… B…’in, yakınan sanık M… T…u yaralama suçu nedeniyle cezalandırılmasına, yakınan sanık M… T…’un ise hakkında kavgada silah çekme suçundan açılan dava yönünden, suçun nitelik değiştirmesi nedeniyle eylemin yakınan sanık M… B…’i yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı görüşüyle TCY.nın 86/2, 86/3-e, 35,29, 52. Maddeleri uyarınca 600 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verdiği, ayrıca her ne kadar iddianamede A.Bilgiç adındaki bir sanığın tehdit suçundan cezalandırılması istenmekte ise de, bu isimde bir sanığın olmaması ve iddianame eklerine ve oluşa göre tehditle ilgili suçlamanın sanık M… T… hakkında olduğu gerekçesiyle bu sanık hakkında TCY.nın 106/1, 29, 50. Maddeleri gereği 1.800 YTL adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.

CYY. nın 225/1. maddesi uyarınca; <hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.> Dolayısıyla, yargılama hukukumuzda kabul edilen sisteme göre, mahkemenin hakkında dava açılmayan bir konuda yargılama yapması ve hüküm kurması olanaklı bulunmamaktadır.

Sonuç: Yasa yararına bozma isteğine konu dosyada, açıklanan iddianame içeriğine göre hangi sanık hakkında hangi eylemden dolayı dava açıldığının belirli olmadığı, fakat sevk maddelerine göre sanık M… T… hakkında yaralama ve kavgada silah çekme suçlarından dolayı dava açıldığının belirtildiği, mahkemenin ise kavgada silah çekme suçunun yaralamaya teşebbüs olarak nitelik değiştirdiğinin kabul edilmesine karşın, yaralama suçu nedeniyle hüküm kurulmadığı, fakat sanığın savunmasının alındığı 13.1.2005 tarihine göre 765 sayılı TCY. nın 102/4. maddesindeki 5 yıllık dava zamanaşımının dolduğu ve bu hususta mahkemesince düşme kararı verilebileceğinin anlaşıldığı, diğer taraftan bu sanık hakkında tehdit suçu nedeniyle açılmış bir dava bulunmamasına karşın mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bulunduğundan 5271 sayılı CYY’nın 309/4-d maddesi uyarınca; Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.6.2008 tarih ve 727 sayılı kararının Yasa Yararına BOZULMASINA, bozulan kararda sanık M… T… hakkında tehdit suçu nedeniyle TCY. nın 106/1, 29, 50. maddeleriyle kurulan 1.800 YTL adli para cezası şeklindeki hüküm fıkrasının karardan çıkartılması suretiyle yasaya aykırılığın giderilmesine, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 23.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

 

 

Fuzuli ( Haksız ) İşgal  Tahliye Davası Dilekçe Örneği 

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                                : xx xx

VEKİLİ                           : Av. Salih BİROL  – Kayalıbağ Mah. T. Cemal          Beriker Bul. Adana Ticaret Merkezi K:7 D:37 Seyhan/ADANA

DAVALI                                : xxx xxx

KONU                              : Fuzuli İşgal Nedeniyle Tahliye Talebimizden        İbarettir.

AÇIKLAMALAR                 :

1-Davalı, Adana İli, … İlçesi, … Apartmanı B Blok Zemin Kat adresinde bulunan müvekkile ait apartman dairesinde hiçbir hakka dayanmadan, (intifa, sükna, kira vb.) malik ya da kira sözleşmesi olmadan yerleşmiş bulunmaktadır.

2-Davalının haksız olarak yerleşmiş olduğu söz konusu dairenin mülkiyeti … … Apartmanına ait olup, söz konusu daire Adana … Noterliği’nin … tarih ve .. yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre de ortak alan vasfındadır. (EK-1) (Tapu Kayıtları ve Mimari Proje incelendiğinde de söz konusu dairenin ortak alan vasfında olduğu ortaya çıkacaktır.)

3-Müvekkil, davalıya yaklaşık 1,5 yıldan beri vaki tecavüzü sona erdirmesi konusunda sözlü uyarılarda bulunmuş ve Adana … Noterliği’nin … tarih ve 09107 yevmiye no’lu tahliye istemine ilişkin ihtarnamesi de (EK-2) tarafımızca davalıya gönderilmiştir.

4-Davalı ise Adana … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye no’lu cevabi ihtarnamesi (EK-3) ile söz konusu daireyi müteahhit firmadan sözleşme karşılığı bedelini ödeyerek satın aldığını, ilgili belediyeye tadilat projesi verildiğinden tapusunu alamadığını, söz konusu dairede değişiklikler yaptığını ve maliki olduğunu iddia ederek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tecavüze devam etmiştir.

5-Davalının göndermiş olduğu söz konusu cevabi ihtarnamesindeki iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Çünkü söz konusu ….. Parselde kain B Blok Zemin Katta bulunan daireye ortak alan vasfında olduğundan kat malikleri payları oranında maliktir.

6-Gerek Adana …. Noterliği’nin … tarih ve 03180 yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, gerek mimarı proje ve tapu kayıtları incelendiğinde söz konusu dairenin ortak alan vasfında olduğu ve ortak alan vasıflı bir dairenin satışının da müteahhit firma tarafından yapılamayacağı 634 sayılı KMK ve ilgili mevzuat hükümleri gereği sabittir.

7-Ayrıca söz konusu daire için ilgili belediyeye verilen herhangi bir tadilat projesi de yoktur. Davalı, söz konusu bina inşaatini yapan müteahhit .. … ’ın gayriresmi ortağı olan … … isimli şahsın dini nikahlı eşidir. Bu hususa ilişkin tanıklarımızda mevcuttur. Davalı, müvekkilime gerçek dışı ifadelerde bulunarak oyalama çabalarına girmekte, maliki olmadığı daireye malik gibi davranarak müvekkillerimi mağdur etmektedir.

8-Söz konusu taşınmazın mimari projesi (EK-4) incelendiğinde Akar Park Apartmanı B Blok zemin kat; GİRİŞ HOLÜ, ELEKTRİK PANO ODASI, KREŞ, MESCİT, SPOR ODASI olarak belirlenmiştir. Ayrıca MESCİT odası yapıldığı halde davalı tarafından tekrar yıktırılmıştır. Bu hususa da kat maliklerinden .. … tanıktır. Zaten davalı göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede (EK-3) söz konusu dairede değişiklikler yaptığını kabul etmiş, müvekkillerin maliki olduğu dairenin yapısını bozmuştur.

9-Davalı hakkında hakkı olmayan yere tecavüz, mala zarar verme, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçlarından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2020/…. soruşturma no’lu dosyası ile şikayette bulunulmuştur. 

10-Sayın makamınızca da takdir edileceği üzere müvekkillerim maliki olduğu daireyi kullanamamaktadır. Davalının, malik ya da kira sözleşmesi olmamasına rağmen, müvekkillerin taşınmazına haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tecavüzde bulunduğu sabittir. Davalıya yapılan yazılı ve sözlü uyarıların sonuçsuz kalması üzerine mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER        : 6100 S. K. m. 4, 6, 119, 6098 S. K. m. 323. 634 S.K. m. 16,33

HUKUKİ DELİLLER          :

  • Adana … Noterliği’nin 03.02…. tarih ve … yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi
  • Adana … Noterliği’nin 18.05….. tarih ve … yevmiye no’lu tahliye istemine ilişkin ihtarnamesi
  • Adana … Noterliği’nin 22.05…. tarih ve … yevmiye no’lu cevabi ihtarnamesi
  • Söz konusu taşınmazın mimari projesinin celbi (Sarıçam Belediyesi)
  • …  ait tapu kayıtlarının celbi.
  • Tapu Kayıtları, Keşif , Bilirkişi, Tanık  her türlü yasal delil.            

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda izah edilen ve re’sen gözetilecek sebepler dahilinde, davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tecavüzde bulunduğu Adana İli, …  İlçesi, …. Mahallesi, …. Sokak, No: … … Apartmanı B Blok Zemin Kat adresindeki taşınmazdan tahliyesine,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 06.07.2020

Davacı Vekili

          Av. Salih BİROL

fuzuli ( haksız ) işgal dava
fuzuli ( haksız ) işgal – dava dilekçe örneği

 

Fuzuli ( Haksız ) İşgal Tahliye İhtarname Örneği

İHTARNAME

İHTAR EDEN

:

… …  Apartmanı A ve B Blok Yönetim Kurulu Adına Yetkilisi : Ad- Soyadı – T.C. – Adresi

VEKİLİ

:

Av. Salih BİROL – Kayalıbağ Mah. T. Cemal Beriker Bul. Adana Ticaret Merkezi K:7 D:37 Seyhan/ADANA

İHTAR EDİLEN

:

Adı – Soyadı – T.C. – …. Sarıçam/ADANA

KONU

:

Fuzuli işgal nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR                     :      Sayın Muhatap ;

1-) Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … Sokak No:.. adresinde bulunan …. Apartmanı B Blok zemin katta bulunan dairede hiçbir hakka dayanmadan malik ya da kira sözleşmeniz olmadan yerleşmiş bulunmaktasınız.  Yerleşmiş olduğunuz söz konusu daire …  Apartmanına aittir. Tarafınıza herhangi bir sebeple (kullanma, oturma, kira vb.) hakkı da tanınmamıştır.

Haksız olarak yerleşmiş olduğunuz dairede işgalci konumundasınız. Yaklaşık bir buçuk yıllık zaman dilimi içerisinde …  Apartmanına ait söz konusu dairede oturmaya devam etmiş; müvekkilimiz, diğer yönetim kurulu üyeleri ve kat malikleri tarafından sözlü olarak defalarca uyarılmanıza rağmen evi terk etmemiş olduğunuz anlaşılmaktadır. Bu süreç içerisinde tarafınızca, müvekkillere  herhangi bir kira  ödemesi de yapılmamıştır.

2-)  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.“ düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde de;

“(1) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.”  Şeklinde  Hakkı Olmayan Yere Tecavüz  Suçu tanımlanmıştır.

Yapmış olduğunuz eylem hukuk düzeni sınırları içerisinde suç teşkil etmektedir. Hakkınızda Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette de bulunulacaktır.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı müvekkillere ait taşınmazı 14 gün içinde tahliye etmenizi, aksi halde savcılığa suç duyurusunda bulunacağımızı ve hukuk mahkemelerinde elatmanın önlenmesi, ecrimisil (tazminat) talep edeceğimizi, bunun sonucunda ortaya çıkacak olan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtaren bildiririz. 18.05.2020

                                                                                                         İhtar Eden Vekili

     Av. Salih BİROL

Sayın Noter;

Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile ihtar eden vekili olarak talep ederiz. 18.05.2020                              

 İhtar Eden Vekili

                                                                                                         Av. Salih BİROL

 

Fuzuli İşgal – Mala Zarar Verme ve Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Şikayet Dilekçesi 

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI‘NA

YAKINAN

:

…… Apartmanı A ve B Blok Yönetim Kurulu

Yetkilisi  Ad – Soyad – T.C. – Adres

VEKİLLERİ

:

Av. Salih BİROL – Kayalıbağ Mah. T. Cemal Beriker Bul. Adana Ticaret Merkezi K:7 D:37 Seyhan /ADANA

ŞÜPHELİ

:

Ad – Soyad – T.C. – Adres 

SUÇ

:

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz , Mala Zarar Verme, İbadethanelere ve Mezarlıklara Zarar Verme (TCK 154, 151, 153)  

AÇIKLAMALAR                 :   1-) Adana İli, Sarıçam İlçesi,  … Mahallesi, … Sokak, No: … … Apartmanı B Blok zemin katta bulunan daire ortak alan vasfında olup, Adana … Noterliği’nin 03.02.2017 tarih ve …  yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi (EK-1) , imarı planı ve tapu kayıtları incelendiğinde de ortak alan olduğu ortaya çıkacaktır.

Şüpheli, ortak alan vasfındaki Adana İli, Sarıçam İlçesi,  … Mahallesi, … Sokak, No: … … Apartmanı B Blok zemin katta bulunan daireye hiçbir hakka dayanmadan, malik ya da kira sözleşmesi olmadan yerleşmiştir. Müvekkillerim, şüpheliye yaklaşık 1,5 yıldan beri vaki tecavüzü sona erdirmesi konusunda sözlü uyarılarda bulunmuş ve Adana … Noterliği’nin 18.05.2020 tarih ve … yevmiye numaralı tahliye istemine ilişkin ihtarnamesi (EK-2) de tarafımızca şüpheliye gönderilmiştir.

2-) Şüpheli ise, Adana … Noterliği’nin 22.05.2020 tarih ve 11482 yevmiye no’lu cevabi ihtarnamesi (EK-3) ile söz konusu daireyi müteahhit firmadan sözleşme karşılığı bedelini ödeyerek satın aldığını, belediyeye tadilat projesi verildiğinden tapusunu alamadığını, söz konusu dairenin maliki olduğunu, iddia ederek söz konusu uygulamaya devam etmiştir. Şüphelinin iddiaları gerçek dışı olup, Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mah. … Ada, … parselde kain B Blok Zemin katta bulunan taşınmaz ortak alan vasfında olduğundan kat malikleri payları oranında maliktir.

Gerek  Adana … Noterliği’nin 03.02.2017 tarih ve … yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, gerek imar planı ve tapu kayıtları incelendiğinde söz konusu dairenin ortak alan vasfından olduğu ve ortak alan vasıflı bir dairenin satışının da müteahhit firma tarafından yapılamayacağı sabittir. Ayrıca söz konusu daire için ilgili belediyeye verilen herhangi bir tadilat projesi de yoktur.

3-) Söz konusu taşınmazın mimari projesi (EK-4) incelendiğinde B blok zemin kat için giriş holü, elektrik pano odası, kreş, mescit, spor odası olarak belirlenmiştir. Mescit odası yapıldığı halde şüpheli tarafından tekrar yıkılmış bu duruma da … …. tanıktır.

Hatta şüpheli … …. ’e bir konuşmasında benim bu dairenin tapusunu alabilmem için sizin imza vermeniz gerekiyor demiştir. Şüpheli göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede (EK-3) söz konusu dairede değişiklikler yaptığını kabul etmiş, müvekkillerin maliki olduğu dairenin yapısını bozmuş, mala zarar verme ve ibadethanelere zarar verme suçu  sübut bulmuştur.

Şüpheli,  inşaati yapan müteahhit … …. ’ın gayrıresmi ortağı olan … …. isimli şahsın dini nikahlı eşidir. Bu husus aşağıda isimleri yazılı tanık beyanlarıyla da ortaya çıkacaktır. Şüpheli, müvekkillerime gerçek dışı ifadelerde bulunarak oyalama çabalarına girmekte, maliki olmadığı daireye malik gibi davranarak müvekkillerimi mağdur etmektedir.       

 4-) Sayın makamınızca da takdir edileceği üzere, müvekkillerim, maliki olduğu daireyi kullanamamaktadır. Yapılan sözlü ve yazılı uyarıların sonuçsuz kalması, söz konusu daireden bir süredir yararlanamıyor olması nedeniyle uğradığı zarar ve şüphelinin uyarılar karşısında gösterdiği pişkin tavırları, müvekkilimin sayın makamınıza işbu suç duyurusunda bulunmaya karar vermesine neden olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER        : 5237 S. K. m. 154,  5271 S. K. m. 158 ve ilgili diğer tüm yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER          : Müvekkile ait taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının celbi, keşif ve bilirkişi incelemesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, ihtarname,  tanık beyanları ve ilgili diğer tüm yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, şüpheli hakkında “hakkı olmayan yere tecavüz”, “ mala zarar verme” ve “ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme” suçları nedeniyle kamu davası açılmasına karar verilmesini, vekaleten talep ederim. 12.06.2020

                                                                                  Yakınan Vekili

Av. Salih BİROL

Tanıklarımız:

  1.  Ad – Soyad – T.C. – Adres
  2.  Ad- Soyad – T.C. Adres

EK:

  • Adana 18.. Noterliği’nin ….. tarih ve ….. yevmiye no’lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi
  • Adana 2… Noterliği’nin … tarih ve …… yevmiye numaralı tahliye istemine ilişkin ihtarnamesi
  • Adana 11…. Noterliği’nin …. tarih ve 11… yevmiye no’lu cevabi ihtarnamesi
  • Mimarı proje
  • Vekaletname

Fuzuli ( Haksız ) işgal kaymakamlık makamına yapılan başvuru dilekçesine  buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.