Süre Tutum Dilekçesi Örneği İstinaf 

 

…. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

… CEZA MAHKEMESİ’NE

 

DOSYA NO                                      : …/…E.

SÜRE TUTUM İSTEMİNDE

BULUNAN SANIK                        :

MÜDAFİİ                                         :

ADRESİ                                           :

SUÇ                                                   :

SUÇ TARİHİ                                   : …/…/…

KARAR TARİHİ                            : …/…/…

KONU                                               : …Ceza Mahkemesi’nin …/…/… gün …/… E. …/… K. sayılı kararının istinaf incelemesine yönelik süre tutum istemimizi içerir dilekçedir.

AÇIKLAMALAR                           :

  1. Mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyanın …/…/… tarihinde yapılan son duruşmasında, iddia makamının mütalaası doğrultusunda[1], üzerine atılı bulunan suçtan dolayı müvekkil sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
  2. Sayın mahkemenizin yukarıda numarası yazılı kararının eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.
  3. Usul gereği, istinaf yoluna başvurma süresinin hükmün açıklanmasıyla başlaması nedeniyle, iş bu süre tutum dilekçesini mahkemenize sunmak zorunluluğu doğmuştur. Gerekçeli kararın tarafımıza tebliğini müteakip hazırlayacağımız ayrıntılı istinaf dilekçemizi  sunacağız. 

SONUÇ VE İSTEM                                    : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkil sanık hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunduğumuzu bildiriyor, istinaf yoluna başvurma süresinin korunmasını teminen, işbu süre tutum dilekçesini mahkemenizin tetkikine sunuyoruz.  …/…/…                                                                         

            Sanık Müdafii 

Av. Salih BİROL

Ceza Kararlarında İstinaf Süresi Ne Kadar?

İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. (5271 S. K. m. 273)

Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller. (5271 S. K. m. 275)

Re’sen İstinaf Mahkemesince İncelenen Hükümler Nelerdir?

İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. (5271 S. K. m. 272)

Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (5271 S. K. m. 272)

İstinaf Yoluna Başvurulamayan Hükümler Nelerdir?

Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5271 S. K. m. 272)

 

Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz. (5271 S. K. m. 273)

Eski Hale Getirme İsteminde Bulunulan Haller?

Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir. Bu hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir. (5271 S. K. m. 274)

Hükmü veren mahkemece reddedilmeyen istinaf dilekçesi veya beyana ilişkin tutanağın bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevabını verebilir. (5271 S. K. m. 277)

İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.(5271 S. K. m. 283)

 

 

Karşı Dava ve Cevap Dilekçesi Örneği Boşanma

…. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

( Aile Mahkemesi Sıfatıyla ) 


Dosya No                      : 2019/ … E.

Davalı-Karşı Davacı : EMRE …

Vekilleri                       : Av. Salih BİROL

Davacı-Karşı Davalı: … ….

D. Konusu                  : Karşılık Dava ve Dava Dilekçesine Cevaplar

(Karşı dava ve dava dilekçesine cevap boşanma ) Yukarıda esas numarası yazılı mahkemeniz dosyası ile müvekkil aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açmıştır. Açılan davada davacı taraf aylık 750 TL tedbir / yoksulluk nafakası ile evlilik birliği içerisinde birlikte edinildiğini iddia ettiği taşınmazların 1/2′ sinin tapuda adına tescilini talep etmiştir. Açılan dava haksız ve yersiz olup reddi gerekmektedir.

1-Derdestlik İlk İtirazı:
Taraflar arasında aynı gerekçe ile ….. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi 2018/…  E. Sayılı dosyası ile açılmış bulunan boşanma davası mevcut olup taraflarca takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak işbu davanın açıldığı tarih itibariyle bu karar kesinleşmemiştir. Bu nedenle derdestlik itirazında bulunuyoruz. Derdestlik nedeniyle davacı-karşı davalı tarafın davasının öncelikle usulden reddi gerekir.

2-Davacı-karşı davalı taraf dava dilekçesinde boşanma gerekçesi olabilecek somut olay ve olgu ileri sürmeksizin evlilik birliği içerisinde edinildiğini iddia ettiği mal varlığının 1/2′ sinin tapuda kendi adına tescilini talep etmiş olup bu talep niteliği gereği ayrı bir davanın konusunu oluşturur. Anılan taleple ilgili dava boşanma şartına tabidir, boşanma kararı kesinleşmeden açılamaz. Boşanma kararının kesinleşmesi dava şartıdır. Bu nedenle öncelikle davacının evlilik birliği içerisinde edinildiğini iddia ettiği mal varlığının 1/2′ sinin tapuda kendi adına tescili talebi yönünden davanın tefriki ve akabinde de boşanma kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle bu taleple ilgili davanın usulden reddi gerekir.

3-Davacı-karşı davalı taraf dava dilekçesinde boşanma talebi dışında boşanmaya sebebiyet veren olay ve olguları, vakıaları belirtmemiş, somut bir gerekçe ileri sürmemiştir. Dava dilekçesinde bildirilen tanıklar tarafları tanımadığı gibi evlilikle ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmayan kişilerdir.

4-Müvekkil ile davacı-karşı davalı 2016 yılında kaçarak evlenmişlerdir. Bu tarihte davacı-karşı davalının henüz reşit olmaması sebebiyle evliliğe izin davası sonucu mahkeme kararı ile evlenebilmişlerdir. Eşlerin bu evliliklerinden müşterek çocukları bulunmamaktadır. Davacı-karşı davalının müvekkil ile kaçarak evlenmesi sebebiyle ailesi davacı-karşı davalıya tavır almış, küsmüş ve konuşmamışlardır. Davacı – karşı davalının ailesinin bu süreçte barışmak istememeleri ağır sözler sarfetmeleri yüzünden davacı – karşı davalı eş bunalıma girmiş ve bileklerini keserek intihar girişiminde dahi bulunmuştur. Halen davacı – karşı davalının bileklerinde bu izler mevcuttur.

Eşler evlendikten sonra ……’ a yerleşmişler ve fiili evlilik süresince de burada oturmuşlardır. Evlilik süresince, 14 ay boyunca davacı-karşı davalı eş ailesinin istememesi sebebiyle ailesiyle görüşmemiş, iletişim kurmamıştır. 2017 yılı Ramazan Bayramı’ ndan önce davacı – karşı davalının ailesi davacı – karşı davalıyı aramış ve görüşmek istediğini, müvekkili eşi olarak kabul etmediklerini, müvekkille görüşmek barışmak istemediklerini, davacı-karşı davalının tek gelebileceğini söylemişlerdir. Bunun üzerine müvekkil davacı-karşı davalı eşi ailesinin yanına göndermiştir. Ailesinin, davacı-karşı davalıya kaçarak evlenmesi nedeniyle kızgın olmaları yüzünden olası bir zararın, kötü davranışın önüne geçmek adına da müvekkilin abisi … …  ile birlikte gitmişlerdir.

Bayramdan sonraki süreçte davacı – karşı davalı tekrar …….’ a müşterek konuta dönmüş ancak müvekkile karşı tutum ve davranışları değişmiş, sürekli kavga çıkarmaya, müvekkile hakaretler etmeye, evdeki tüm eşyalara zarar vermeye başlamış, müvekkilden boşanmak istediğini, müvekkili sevmediğini, ailesinin yanına dönmek istediğini söylemiştir. Davacı – karşı davalının ailesinin yanına gittiği kısa sürede ailesiyle ne koşulduğu, neler yaşandığı konusunda müvekkilin hiç bir bilgisi olmadığı gibi davacı – karşı davalı da bu konuda herhangi bir şey anlatmamış ve sürekli anlatmaktan imtina etmiştir.

Müvekkil davacı – karşı davalı eşi evlilik birliğini devam ettirmeye ikna edemeyeceğini anlayıp sürekli huzursuzluk ve kavga çıkarmasına, hakaretlerine ve aşağılamalarına maruz kalınca evlilik birliğini devam ettirmeye çalışmanın bir faydası olmadığını anlayınca da taraflar …..  Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi 2018/… E. Sayılı dosyası ile boşanma davası açmışlardır.

Tarafların birlikte boşanma davası açmalarının üzerinden 1 ay kadar sonra, Aralık 2018′ de davacı – karşı davalı eş evden ayrılmak ve ailesinin yanına gitmek istemiştir. Müvekkil işten dönüp bu konuyu konuşmak istediğinde de davacı – karşı davalı sokak ortasında bağırıp çağırmaya, müvekkile hakaret etmeye ve kendini paralamaya başlamış ve çevredeki insanlar da müvekkilin davacı – karşı davalıya zarar verdiğini düşünerek müvekkili darp etmişler ve bu surette karakolluk olmuşlardır. Polis merkezinde davacı – karşı davalının herhangi bir şiddet veya darp olayına maruz kalmadığı ve şikayetçi de olmadığı anlaşılınca müvekkil serbest bırakılmıştır. Ertesi sabah ise davacı – karşı davalının ailesi gelerek davacı – karşı davalıyı da alarak Adana’ ya dönmüşlerdir. Eşler Aralık 2018′ den bu yana fiilen ayrı yaşamaktadırlar.

Fiili ayrılık sürecinde müvekkilin barışma girişimlerine davacı – karşı davalı eş yanaşmadığı gibi müvekkile ve müvekkilin ailesine de hakaret ve tehdit etmiştir. Hatta davacı – karşı davalı daha da ileri giderek müvekkilin annesine ağza alınmayacak hakaretler sarfedip müvekkilin babasının gerçek babası olmadığını, DNA testi yaptırmasını dahi istemiştir. Müvekkilin barışma girişimleri sonuçsuz kalmıştır. Eşlerin tekrar bir araya gelme ve evlilik birliğini yeniden tesis etme imkanı da kalmamış olup evlilik kağıt üzerinde kalmış durumdadır.

Evlilik süresi boyunca müvekkilin davacı – karşı davalı eşe karşı en küçük kötü davranışı veya sözü dahi olmamıştır. Eşlerin kaçarak evlenmeleri nedeniyle müvekkil ve ailesi davacı – karşı davalı eş konusunda daha hassas davranmışlardır. Bu nedenledir ki davacı – karşı davalı eş müvekkile karşı boşanma nedeni oluşturabilecek, kusur nedeni sayılabilecek bir olay veya davranış isnat edememektedir. Davacı – karşı davalı eş kaçarak evlenmeleri nedeniyle ailesinin baskısına dayanamayarak bu evliliği bitirmiştir.

Gerek dava dilekçesi ve gerekse yukarıdan beri zikredilen olaylar birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğinin sona ermesine sebebiyet veren olaylarda davacı – karşı davalı eş tam kusurludur; müvekkilin ise kusuru bulunmamaktadır. Davacı – karşı davalı eşin müvekkile karşı sarfettiği hakaret içerikli sözleri sebebiyle müvekkilin bir ömür boyu mutlu yuva kurma hayallerini yıkmış, manevi olarak onarılmaz yaralar açmıştır. Bu nedenle müvekkilin manevi tazminat talebi bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle tam kusurlu olan tarafın boşanma isteme ve nafaka talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı – karşı davalı eşin boşanma davası ile nafaka taleplerinin reddi; karşılık boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve müvekkilin manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

DELİLLER

  1. Nüfus kayıtları
  2. Sosyal ve ekonomik durum araştırmaları
  3. ….. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/ … E sayılı dosyası
  4. Tanık anlatımları (isim ve adresleri bilahare bildirilecektir)
  5. Sair yasal deliller

Talep :
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle:
1-Davacı-karşı davalı tarafın haksız ve yersiz boşanma davası ile nafaka taleplerinin reddine,
2-Karşılık boşanma davamızın kabulü ile eşlerin evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına,
3-Davacı-karşı davalı eşin müvekkile 20.000,00 TL manevi tazminat ödemesine,
4-Her iki dava yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı – karşı davalı eş üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.


Davalı – Karşılık Davacı Vekili

Av. Salih BİROL

 

Boşanma Mal Paylaşımı Cevap Dilekçesi Örneği -2 

 

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

(Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

Dosya No : 2019/ E.

Davalı      : 

Vekilleri  : Av. Salih BİROL

Davacı     :

Olaylar :
1-… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/… E sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılmış ve bu davada davacı tarafın evlilik birliği içerisinde birlikte edinildiğini iddia ettiği taşınmazların 1/2′ sinin tapuda adına tesciline yönelik talebi resen tefrik edilerek yukarıda numarası yazılı esasa kaydedilmiştir.

2-Davacı taraf hangi malları dava konusu ettiğini ve değerlerini açıkça belirtmemiş ve belirttiği mallara ilişkin olarak yatırılması gerekli harçları yatırmamıştır. Öncelikle davacı tarafa hangi malları dava konusu ettiğinin, dava konusu ettiği mallara ilişkin tapu kayıt bilgilerinin ve talep ettiği dava değerinin açıklattırılması ve harç tamamlattırılması gerekmektedir.

3-Dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacı taraf evlilik birliği içerisinde birlikte edinildiğini iddia ettiği ve mülkiyeti tapuda müvekkil adına bulunan Ankara / …….’ da bulunan ev ile …… mahallesindeki taşınmazlara yönelik talepte bulunmuştur.

4-Davacı taraf evlilik birliği içerisinde edinildiğini iddia ettiği taşınmazların 1/2′ sinin tapuda kendi adına tescilini talep etmiştir. Davacının mal rejiminden kaynaklı böyle bir talepte bulunma hakkı yasal olarak bulunmamaktadır. Davacı ancak evlilik birliği içerisinde edinildiğini iddia ettiği dava konusu taşınmazlara yönelik olarak mal rejiminden kaynaklı katılma alacağı talebinde bulunabilir. Bu haliyle davacının tapu iptali ve tescil isteme hakkı bulunmaması nedeniyle davasının reddi gerekmektedir.

5-Eşler 22.05.20… tarihinde evlenmişlerdir. Evlilik tarihinde ayrı bir mal rejimi anlaşması bulunmadığından evlilik tarihi itibariyle eşler arasındaki mal rejimi yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimidir. Ancak eşler …. 5. Noterliğinin ….. tarih ve …. yevmiye numaralı sözleşmesi ile mal ayrılığı Rejimi sözleşmesi yapmışlardır. Bu tarihten itibaren de eşler arasında geçerli olan mal rejimi Mal ayrılığıdır.

6-Davaya konu edilen taşınmazlardan …. Mah. … Ada 8 Parsel … Kat … numaralı bağımsız bölüm evlilik birliği içerisinde müvekkil tarafından 190.000,00 TL’ ye alınmıştır. Ancak bu taşınmaz, müvekkilin evlenmeden önce edinmiş olduğu ve TMK 220 maddesi kapsamında kişisel malı olan Adana Kozan …… Mah. … Ada … parsel sayılı taşınmazın satılmasıyla alınmıştır. Müvekkil Adana Kozan …. Mah. … Ada … parsel sayılı taşınmazı …. TL’ ye …. isimli birine …. tarihinde satmıştır. Satış bedeli müvekkilin banka hesabına yatırılmış olup buna ilişkin dekont örneği dilekçe ekindedir.

Müvekkil, kişisel malı olan Adana Kozan … Mah. … Ada … parsel sayılı taşınmazın satışından elde ettiği 140.000,00 TL’ nin üzerine …. bank ….. Şubesinden 50.000,00 TL ipotek karşılığı konut kredisi çekmek suretiyle 190.000,00 TL’ ye ……  Mah. ….. Ada … Parsel … Kat …. numaralı bağımsız bölümü satın almıştır. Kredi borçları müvekkil tarafından ödenmekte olup halen … taksit ve …… TL borç bulunmaktadır. Çekilen krediye ilişkin ödeme planı dilekçe ekinde sunulmuştur.

Buna göre söz konusu taşınmaz müvekkilin evlenmeden önce edindiği ve TMK 220 maddesi kapsamında kişisel malı olan taşınmazın satışından elde edilen tutara müvekkil tarafından çekilen ve halen ödenen kredinin eklenmesiyle edinilmiş olması karşısında davacının bir katkısının olmadığı açıktır. Bu haliyle söz konusu bu taşınmaz sebebiyle davacının katılma ve katkı payı alacağı bulunmamaktadır.

7-Davaya konu edilen taşınmazlardan Adana …. Mahallesi … Ada …, 199, ….. …  ….  parseller sayılı taşınmazlar müvekkilin öz … olan ….’ e ait idi. Ancak müvekkilin dayısı ….’ ye yerleşmiş olup söz konusu taşınmazlar da bedelsiz olarak müvekkile hibe (hediye) edilmiştir. Müvekkil bu taşınmazlar için herhangi bir bedel ödememiştir. TMK 220 maddesi gereği herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen mal varlığı değerleri kişisel mal kapsamına girmektedir. Kişisel mallar ile yasal mal rejimi kapsamında paylaşıma tabi tutulamaz.

8-Müvekkil adına kayıtlı bulunan ….. …. plakalı araç dava konusu edilmemiştir. Müvekkil bu aracı ….. tarihinde … … Noterliğinin …. yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile satmıştır. Bu aracın satışından elde edilen tutarın bir kısmı evlilik birliği içerisinde edinilmiş borçların ödenmesinde kullanılmış kalan ….. TL kısmı ise davacıya banka kanalıyla ödenmiştir. Buna ilişkin dekont suretleri ektedir.

İzah etmeye çalıştığımız nedenlerle ve davacının katılma ve katkı payı alacağının bulunmaması karşısında davacının haksız ve yersiz davasının reddi gerekir.

Deliller :

  1. Nüfus kayıtları
  2. …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/… E sayılı dosyası
  3. Tapu Kayıtları:
    a-…. Mah. …. Ada .. Parsel … Kat . .. numaralı bağımsız ile Adana ….  Mahallesi ….  Ada …,  … ….  parseller
  4. …. Mah. …..  Ada … Parsel … Kat … numaralı bağımsız bölümün edinilmesi için kullanılan krediye ilişkin banka kayıtları (Ek: 1 Kredi ödeme planı)
  5. Müvekkilin evlilikten önce edindiği Adana Kozan …. Mah. … Ada … parsel sayılı taşınmaza ait tapu kayıtları ile bu taşınmazın satışından elde edilen tutara ilişkin banka kayıtları (Ek 2: dekont sureti)
  6. Müvekkilin davacıya ilk boşanma davası tarihinden (fiili ayrılıktan) itibaren gönderdiği ödemelere ilişkin banka kayıtları (Ek 3: Dekont suretleri)
  7. Eşler arasındaki mal ayrılığı rejimine ilişkin …. … Noterliğinin …. tarih ve ….  yevmiye numaralı Mal Ayrılığı Rejimi sözleşmesi (Ek 4: sözleşme sureti)
  8. Tanık anlatımları
  9. Bilirkişi incelemesi ve sair yasal deliller.

Talep :
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle davacının haksız ve yersiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.

Davalı Vekili

Av. Salih BİROL

 

 

Ayıp İhbarı Ayıplı Konut İhtarname Örneği 

İHTARNAME

İhtar Edenler : Ad , Soyad , T.C. , Adres

Vekili                :  Av. Salih BİROL

                             Kayalıbağ Mah. T. Cemal Beriker Bulvarı Adana Ticaret                                       Merkezi K:7 D:37 Seyhan/ADANA

Muhatap          : ….. İnşaat (T.C. Kimlik No: 321……………….)

                             ….. Seyhan/ADANA 

Konusu            : Ayıp ihtarı hakkında dilekçedir.

Açıklamalar   :  Sayın Muhatap;

                             Tarafınız ile müvekkillerim arasında Adana İli, … İlçesi, Mehmet Akif Ersoy Mahallesinde vaki ve kain tapunun, … Ada, … parselde bulunan taşınmaz üzerinde Adana … Noterliği’nin 03.02.2017 tarih ve 03180 yevmiye numarası ile Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlenmiştir.

İş bu sözleşmeye göre müvekkile teslim edilecek bağımsız bölümlerden A Blok zemin 18 bağımsız bölüm numaralı işyerinin içerisinden apartman giriş kapısı geçeceği ve işyerinin küçüleceğini belirtmeniz üzerine düzeltme beyanı ile sözleşmede tekrar düzenleme yapılarak işyeri yerine A Blok 8. Kat 16 numaralı bağımsız bölümün teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Müvekkillerim tarafınızca yapılan inşaate 2019 mart ayında taşınmıştır. Ancak söz konusu inşaatin  yapı kullanma izni sözleşmede belirtilen süre dolmasına rağmen hala alınmamıştır. Ayrıca bina da ortak alanlarda birçok eksik işlerde (korkuluk demirleri, asansör, yangın merdiven boyası, su sayaç dolabı, zemin kapı vb.) mevcuttur.

Öte yandan söz konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre müvekkile teslim edilen dairelerden Adana İli, … İlçesi, Mehmet Akif Ersoy Mah. … Ada,  … Parsel, A Blok 8. Kat 16 numaralı dairede, müvekkil sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların meydana geldiğini farketmiştir. Konutun duvarları yağan yağmurlardan dolayı iç kısımlara su almış, özellikle taşınmazın güney batı ve kuzey cepheleri olmak üzere, her odada duvarlar iç kısma su almakta olup, duvarların sıva ve boyası zedelenmiştir. Yağan yağmurlardan dolayı içeriye sızan sular tavandan damlama yapmak suretiyle evin içine birikmiş ve duvarlarda oluşan rutubetten dolayı mantarlar oluşmuştur. Aynı zamanda dairenin içindeki mutfak dolapları sızan sulardan dolayı tekrar kullanılamayacak derecede kabarmış ve küflenmiştir. Söz konusu dairenin duvarlarında özelliklede tavan, ortak alan çatı ve dış kısmında çatlaklar oluşmuştur. Ayrıca dairedeki hata ve eksiklerden dolayı, bu çatlaklardan yan duvara su sızmış, sızan su duvarın boya ve sıvasını ağır  bir şekilde  zedeleyerek, kabarmasına sebebiyet vermiştir. Tavandan ve yan duvarlardan  sızan sular evin içine  damlama yaptığı için, fayans ve evin içindeki  duvarlarda  lekelerin oluşmasına sebebiyet vermiştir.

İzah edilen tüm bu hususlar göz önüne alındığında, ortalama bir bina ömrü düşünüldüğünde söz konusu yapı bir yıllık bina olmasına rağmen bu haliyle ve  ilerleyen yıllarda da telafisi güç zararlara sebep olacağı aşikardır.  Taşınmazdaki bahsi geçen hata ve eksikler hayatın olağan akışına aykırı nitelikte olup, bu nedenle müvekkile arsa payı karşılığı yapıp devretmiş olduğunuz taşınmazın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği ayıplı mal niteliğinde olduğu her türlü izahtan varestedir.

İzah edilen nedenler yüzünden, konutta meydana gelenler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği ayıplı mal niteliğinde olduğu ortada  olup, ayıbı tarafınıza hemen bildirerek, aynı kanunun 475. Maddesi gereği konutta ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını; aksi taktirde tarafınız firmanız aleyhine yasal yollara müracaat edeceğimizi ihtaren bildiririz. 18.05.2020

                                                                                                          İhtar Eden Vekili

                                                                                                              Av. Salih BİROL

Sayın Noter    : Üç nüshadan ibaret olan  işbu ihtarnamenin bir suretinin  dairenizde saklanmasını, bir suretinin muhataba tebliğini  ve muhatap tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygılarımla arz ederiz. 18.05.2020                           

İhtar Eden Vekili

                                                                                                               Av. Salih BİROL